Freud, biz cinsel tutkuyu ne kadar bastırırsak din ve sanatın o kadar zenginleşeceğini söylemişti. Fakat aslında cinsel tutku bastırıldığında gelişen uygarlığın ta kendisidir.
Yaşanan her şey tutucu,alçakgönüllü,verimli,güvenli ve monoton bir varoluş içindeyken çiftleşme zamanı geldiği anda gösterişli,savurgan,riskli ve muhteşem olmayı seçer. Var olmanın dengeli ve sakin evresinin öncelikli amacı bu tutkuların esiri olunan evreye hazırlık yapmaktır.
Erkeklerin testosteron seviyeleri, çapkınlıktan babalığa geçiş yapmaları gereken 35 yaşından sonra düşmeye başlar. Kadınlar 35 yaşından sonra daha azgınlaşır ama doğurganlıkları azalır.
“Aynılık” kavramının getirdiği sezgisel tanıdıklık bizi rahatlatır. Ne kadar inkâr edersek edelim hayatımızı yaşama şeklimiz büyük oranda buna bağlıdır.