Hayat sel gibi akıp gidiyordu işte. Bu hız, iliğimizi kemiğimizi, kalbimizi sömürüp duruyordu. Büyümüştük, vaktimiz yoktu artık pek çok şeye, işimiz, işlerimiz vardı bizim…
Zaman avuçlarımızın içinden tersine akmaya başlamıştı çoktan. …. Çocukluk masalı bitmiş, erişkinlik kabusları başlamış. Eskiye dair serin ve huzurlu her şey solgun birer anıya dönüşmüştü.