Bizler yaptıklarımızla değil de, doğuştan, yani sırf insan olduğumuz ve Dünyada doğduğumuz için hak ettiğimiz ayrıcalıklar istiyoruz sanki. Buna antroposentrik -"insan merkezli"- bir kibir diyebiliriz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ve Dünya -kaç tane kral, papa, düşünür, bilimci ve şair israrla tersini savunursa savunsun-o bin yıllar boyunca yine de Güneş'in yörüngesinde dönmeye inatla devam etti. Hoşgörüsüz bir Dünya dışı gözlemcinin -"Evren bizim için yaratıldı! Merkezde biz varız! Her şey bize bağlı!" diye heyecanla çene çaldığımız bütün bu süre boyunca tepeden bizim türümüzü seyrettiğini ve böbürlenmelerimizi komik, özentilerimizi acıklı bularak, burasının herhalde geri zekálılar gezegeni olduğu sonucuna vardığını düşleyebilirsiniz.
Türümüze musallat olmuş cinsiyetçilik, ırkçılık, milliyetçilik ve diğer zehirli şovenizmlerle aynı psişik kaynaklardan beslenir. Bizi hemcinslerimize nazaran apaçık, hatta Tanrı vergisi bir üstünlüğümüz olduğuna inandırmaya çalışanların döktüğü dillere karşı direnmek, olağanüstü güçlü bir karakter gerektirir. Özsaygımız ne kadar tutarsızsa böyle çağrılara karşı savunmasızlığımız o kadar artar.
Dünyanın - soluk mavi noktasına bir daha bakın. Epey uzun bir süre bakın. O noktayı bir süre seyredin ve sonra kendinizi Tanrının, bütün Evreni o toz zerresinde yaşayan 10 milyon kadar türden sadece biri için yarattığına inandırmaya çalışın. Şimdi bir adım daha ileri gidin: Her şeyin, o türün tek bir rengi ya da cinsiyeti yahut etnik ya da dinsel altbölümü için olduğunu düşünün. Bu size tuhaf gelmiyorsa başka bir nokta daha seçin. Orada da farklı bir zeki yaşam biçiminin bulunduğunu düşleyin. Onların kafasında da, her şeyi onlar yararlansın diye yaratmış bir Tanrı nosyonu var. Onların iddiasını ne kadar ciddiye alırsınız?
Takındığımız tavırlar, kendimize verdiğimiz hayali önem, Evrende ayrıcalıklı bir konumumuzun olduğu kuruntusu bu soluk ışık noktasıyla sarsıldı. Gezegenimiz, bizi çevreleyen büyük kozmik karanlıkta tek bir zerredir.