Çok sürmüyor, o tekdüze hareketinden ödün vermeyen bulutsu kuş küçülüyor. Ardında izini bırakmasa varlığından şüphe edebileceğim bu yaratık, sönük bir yıldız mıdır da göğün dibine karışıyor? Kendisi gibi düzgün, iş bilir ve kendinden emin pamuksu yoldaşı olan o disiplinli izler de kayboldu gitti bak. İnan, yok şimdi. Oysa var idi, ben şahidim, yetmez mi? Onun varlığı benimle ölçülemez mi? Yoksa gök müdür onun sahibi?
Aldırış etmedim yaramaz kanatlara
Benim gönlüm karşıda, ah o görüntü, ne şahane
Deniz nasıl bir ayna tutmuşsa göğe
Sanırsın terzi dikimi çivit maviden elbise
Her türden ev, dükkân,
Pansiyon, apartman arasından
Gururla arka planda yükselen
Karaltılar var mavi derinliklerden.
İlk bakışta fark eder, gözü görmeyen.
İlk süzüşte raks eder, gönlü olmayan.
Ağacın zarif yapısı döndü kâğıda nakşoldu. Girdi zarfın içine büküle büküle bir hâl oldu. Rüzgâr aldı götürdü ondan ağır yaprakları, çünkü ağaçları büyütmek onca yıla mal oldu. Yağmurlar aktı, kökleriyle bir valsa kalktı. Alacası gitmiş bedenler ise bu canlıya balta oldu. Kar yağdı, mevsim geçti, sevenleri ona yâr oldu. Ama bizim kara kanlıların tek derdi her daim kârı oldu.