Kübra Özdemir

Kübra Özdemir
@Sayana
"Üzülme, aşk insana acımaz,sen de ona acıma ki üzülen sen olma ."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
How many more bodies do I need to forget you?
Bakire kadınlar istiyorsunuz çünkü cinsel performansınızın kıyaslanmasını istemiyorsunuz. Edilgen ve tecrübesiz kadınlardan eş istiyorsunuz, çünkü hizmetinizi yaparken sözünüz geçsin istiyorsunuz. Her kadın bedenine hakkınız var gibi bakıyorsunuz, birlikte olduğunuz kadınlara da başka erkekler aynı şekilde bakacak diye kadınlara hayatı zehir ediyorsunuz. Ben sana güveniyorum da çevreye güvenmiyorum diyenleriniz az değildir. Aşağılık kompleksinin adı oluverir kıskançlık, kıskançlığı sevgi yapan geri zekalılık. Özgür düşünen, güçlü, kişilikli kadınlardan korkuyorsunuz, çünkü ne kadar aciz olduğunuzla yüzleşmekten kaçıyorsunuz. Bir erkek her haltı yediğinde görmezden geliyorsunuz, ama bir kadın ''bedenim benimdir sana ne dese'' adını çıkartmaktan hiç gocunmuyorsunuz. Ahlakı kişilikte kaybettiniz, kadının apış arasında arıyorsunuz. Namusunuzu kadın kazandırır, nasıl bir erkek olduğunuz kadına göre ölçülür. Utanmanız ancak karınız "namussuzluk" yaparsa olur. Ödünüz kopar o yüzden tam bir tahakkümcüdür ruhunuz. Faşizm sizden başlıyor, zihniyetsizliğinizden farkedin. Sahi yaa siz erkek kalanlar, hala insan olamayanlar, cinsel organından yukarı çıkamayan kafalar, siz bu dünyada niye varsınız? Cahillikle övünen tek canlı olmak, kendinize nasıl bir hakarettir farkında mısınız??? ................................................................ Beş bin yıldır Kadın; Kölenin kölesi. Ücretli kölenin evdeki hizmetçisi. Köylünün Namusu. Küçük Burjuva Aydınının içki sofrasında mezesi ve ilişki albümünde yeteneğinin övüncesi. Kapitalist pazarın Cinsel metası. Dindarın kapatması. Tanrının Şeytanı. Erkek Avcıların Gülü, Sözde Aşk Meleği . Oysa o , insanı "Doğurup dünyaya getireni ! ! Emzireni, Emeği ile büyüteni, yani insan toplumunun sahibi..." John Ralston Saul
Limonlu kek seversin sen çayını demli içersin başın ağrır hep o yüzden beni hep yanında istersin uyumaz sın geceleri şiirler okursun hayallerini anlatırsın kulağıma saatlerce hiç bıkmaz sın mesela sorularım dan ufacık çocuğa anlatır gibi tekrar tekrar hiç kızma dan anlatırsın karnım ağrıyor diye mızıkladığımda hiç yorulmadan tutarsın mesela karnımı saatlerce gece uyurken nefes almam dan anlarsın rüyamda korktuğumu ve ardından o ses gelir o uykulu sesinle şşşt yok bişey güzel kızım korkma ben burdayım bak sarılıyorum hadi gel koynuma deyip çekersin beni kollarının arasına bazen ne kadar uzakta olsanda hissediyorum nefesini boynumda işte işte o yüzden aradan ne kadar zaman geçerse geçsin istersen 60 yıl geçsin eğer yorulursan sana her zaman limonlu kekim ve demli bir çayım var koltuğun ve kitaplığımızın yanındaki battaniyen hep hazır pijamaların komodin in çekmecesin de mutfaktaki masanın üstünde bir kutu var mesela bir gün geldiğinde başın ağrır sa diye ilaçların duruyor banyoda ki dolabın sağ tarafı tamamen sana ait eşyalar ile dolu mesela hatta çatı katında tıpkı senin odan da olduğu gibi çıkıp otura bileceğimiz bir çatı var tabi sen geldiğinde hâlâ dizleriniz tutuyor olursa oraya çıkıp acı birer kahve içeriz kahvenin yanına sufle de yaparım sen çok seversin bir gün geleceğini biliyorum sevgilim o yüzden terliklerini kapının girişine koydum bir gün geldiğinde ayakların hiç üşümesin diye