Bugünün eğitiminden geçerek yetişmiş ve sadece bugünün eğitimiyle şartlanmış olanlar, İslâm'a bakarken, onu ister istemez şartlandığı çerçevenin içinden görmek ister. İstemese de, doğal eğilimi onu bu yöne sürükler. Bu durumda da , İslâm'ı kendi asal yapısı içinde, kendi terimiyle kavrayabilmek imkânsız hale gelir.
Günlük hayatını, mevcut düzenin isterlerine göre ayarlamış olan insan, yaşadığı hayat tarzını en azından mübahların sınırı içinde yürüttüğünü sanmaktadır. Oysa iyice bakıldığında, onun mubah sandığı ve teferruat diye görmek istediği şey, aslında haramın alanındadır.
Halen kendine Müslümanım diyen bazı insanların kafası çağdaş putlarla donatılmıştır. Günümüzde, "ortalama" her Müslüman bu putlardan birini bir bahane olarak kullanıp İslâm'ın hükmünden kaçabilmenin "yolunu" bulabilmektedir.
İslâm, Allah'ın indirdiği ve kabul ettiği tek din olarak, başka hiçbir dünya görüşüyle, başka hiçbir fikirle, amelle uzlaşmaya girmeye muhtaç değildir. O. kendi başına, insanın ihtiyacını karşılamaya muktedirdir. Bu bakımdan, zaaf İslâm'da değil, fakat onu yüklendiğini söyleyen insandadır.