Saye

Bakışından görme yeteneği alınmış biri ne yapsa nafiledir; o hiçbir şey göremez, sadece karanlığı çoğalır. O, gözüne indirilen perdeyi hidayet marifetiyle yırtıp atmadıkça, görmesi yasaklanmıştır. İnsansa kendi perdelerini yırtacağına, yeni perdeler icat edip durmakta.
Reklam
Bir yazarında dediği gibi Babil kulesi tanrıya yükselmek için değil, tanrıyı yere indirme niyetiyle inşa edilmiştir. Oluş harikasını görmeye, yeryüzüne dikilecek hiçbir Babil kulesi kâfi gelmeyecektir, kuleyi kendi yüreğinde yükselteceksin. O zaman, o kulenin her cihetinden yeni bir harika göreceksin.
Hikmetle bakan göz için, harika'nın ötesindeki harikayı gizleyen perde de bir harikayken, başka bir deyişle her perde bir harikayken, hikmetsiz göze her harika bir perdedir. Birine, perdeler harika görünürken, ötekine harikalar perde olur.
Müslümanlar, kendilerine mahsus avantajlarının bilincinde olabilselerdi, şimdiki yerlerinden daha farklı bir yerlerde olabilirlerdi. Ama bu avantajları, işler hale getirilmedikçe işe yaramayacaktır. Bu avantaj, yükte hafif pahada ağır bir şeydir: MÜSLÜMANCA YAŞAMAK.
Bütün mesele bir mücadelede kendine ait avantajları kullanabilmektedir. Bu avantaj, mücadelenin rakip tarafının haiz olmadığı bir faktörü mücadele esnasında işletmekten başka bir şey değil.
Reklam