"Ey insanlar..." demiş Allah Resulü(s)...
"Birbirinizi barış ve sevgiyle selamlayın... Açları doyurun. Akrabalık bağlarına saygı gösterin. Herkes uyurken namaz kılın. Böylece selam ve selametle cennete gireceksiniz..."
İnsan için büyüme, olgunlaşma sadece ilk çocukluk günlerinde değildir... Başımza gelen dertler, hangi yaşta olursak olalım, bir öğreti yolu olarak büyüme maceramızın içindedir.
O(s), Hüzün Peygamberi'dir... Dişleri gözükünceye kadar güldüğü nadirdir, kahkahasına ise hiç şahit olmadım desem abartmış olmam. Evet, güler yüzlü ve mütebessimdi her daim... Ama bu... Nasıl anlatsam... Mahzun bir tebessümdü ki insanın içine işlerdi... Bizlere sık sık "İslam hüzümle geldi, hüzünle yürür" derdi. O, hüzünler Peygamberi'ydi bir bakıma... Hüzün, yeis ve umutsuzluk değildir hâşâ! Hüzün, gurbete düşmüşlüğün bilgisidir. Ancak gerçek sevginin ne olduğunu bilenler, sevmenin hakikatine erişmiş olanlar anlayabilirler hüznün değerini...