“Ağlamaktan yorgun düşene kadar gözyaşlarım hiç dinmemişti. Sığındığım tek kişi çocukluk arkadaşım, kardeşim dediğim kişiydi. Kimseyi yanımda istememiştim, kimseyle yalnızlığımı bölüşmek istememiştim. Ben aslında farkında olmadan O’nu beklemiştim. Bir tek ona anlatır, bir tek onun göğsüne sokulabilirdim çünkü o, benim yuvamdı. Ne babam ne de başka birisi, benim için bir O etmezdi.”