Saye

Saye
2.17 ;
"Bir yerin mi ağrıyor?" diyerek beni afallattı. "Ha?" dedim şaşkınca. Neyim olduğunu anlamak ister gibi bakışları kısıldı. "Çektiğin acı duygusal mı yoksa fiziksel mi?" Gözlerindeki o düşmanca ifade kaybolmuştu. "Karun, bir yerim ağrımıyor," dedim şaşkınca. "Bunu da nereden çıkardın?" "Gülümsüyorsun." "Ne var bunda? Hep gülümserim." "Hayır." Bakışları düşünceliydi. "Fazla güzel gülümsüyorsun." Neyim olduğunu anlamaya çalışan mavileri gözlerime kenetlendi. "Bir tek canın yandığında böyle güzel gülümsersin. Tıpkı korktuğunda fazla cesur göründüğün gibi."
Alıntı
Reklam
‘Aynı yataktayken kalbimin sesini dinlemeden uyuyamazdı. Kalbimin sesi onun en sevdiği ninnisiydi.’
Alıntı
"Varlığım sana yük olmaya başladığında farkında olmadan seni yokluğuma alıştırdığım gerçeğiyle yüzleştim. Kendime yaptığım en büyük kötülük bu olabilirdi."
Alıntı
"Dünya senin etrafında dönmüyor, sen uyandın diye sabah, sen uyudun diye gece olmuyor. Ama sen öyle yaşa, Hayal et, Sanki dünya etrafında dönüyor… Senin uyandığın an sabahtır, senin uyuduğun an gecedir. Sen ne istersen o olur, çünkü hayat senindir. Başka kimsenin değil.”
Alıntı
"Gidelim," dedi. "Hayır," dedim cılız bir sesle. "En dibi boylayayım ki benim için daha aşağısı olmasın. Dibi boylayan insanlar neden yukarı tırmanır biliyor musun? Çünkü daha aşağısı olmadığını anlarlar." Yukarı tırmanmak istiyorsam önce düştüğüm yerin en dibini görmeliyim. Dipteyim hem de en dibinde. Ama bu hep böyle olmayacaktı, bunun bir çıkışı da olacaktı, değil mi?
Alıntı
Reklam