Seri katil bir kız ve FBI ajanının yoğun iş temposundan birbirlerine ayırmaya çalıştıkları ilişkilerini okuyoruz. Lana Myers ve Jake'in işbirliğini okumak çok keyifliydi. Kitap tam bitmesi gereken noktada bitti, 160 sayfa olduğu için hızla okunuyor. Polisiye seviyorsanız kesinlikle öneririm pişman olmazsınız.
Kitap gerçekten güzeldi, ana karakterimizi okurken sıkılmadım, yan karakterlerin olaylara müdahale edişi ise kitabı sürükleyici bir şekle getirmiş. Eğer konusu ve işleyişi ağır olmayan birkaç günde bitemelik Yetişkin-Fantastik bir kitap okumak istiyorsanız kesinlikle alın! (2. kitabı dört gözle bekliyorum çok iyi yerde bitti)
Kitabın konusu şöyle özetleyeyim; iskandinav mitolojisi, yasak aşk, savaş ve bolca aldatmaca. Yalnız bu aldatmaca ilişki aldatmacası değil, iyi manipülasyonlar dönen bir aldatmaca. Eğer dikkatli bir okuyucuysanız son bölümdeki olayların açıklanma kısmına gelmeden birkaç bölüm önce taşlar sizin kafanızda oturur, ve bölüm sonu 480 sayfa kandırılmanın verdiği gerçeklikle benim gibi sinirlenebilirsiniz :p
Ana karakterimiz gelecek olursak, Freya evli bir genç kadın daha yirmi iki yaşında. Kendisi damarlarında Njord tanrısının (denizlerin tanrısı) kanı akan Vragi ile evli. Ama evlilikler çok kötü şekilde ilerliyor ikiside birbirini sevmiyor bir gün Jarl Snorri geliyor ve Freya'dan, Tyr tanrısının (savaş tanırısı) kanını taşıyan oğlu Bjorn ile ölümüne savaşmalarını emrediyor nedeni ise uzun ama buraya yazmak için uzun. Bu savaş sırasında Freya ölmemek için artık babası tarafından emredilen asla yapmaması gereken şeyi yapıyor, kendi tanrısına ona güç vermesi için sesleniyor. Hlin tanrısına (Kalkan tanrısı). Böylelikle Snorri'nin diyar diyar aradığı onu tüm diyarın kralı yapacak kehanetdeki Kalkan tanrısının çocuğu Freya'yı bulmuş oluyor..