"Bir bebek dünyaya geldiğinde anne rahmindeki yaşama formundan ve beslenmeden "dünya yaşam formatına" naklolur ve ilk kez anne "nefesini" değil de dünya "nefesini" ciğerlerine çektiğinde, dünya nefesindeki oksijen akciğerini yakar. Ve o anda yeni doğan bebek ağlamaya başlar.
İşte bu yüzden Allah dostları, dünya nefesini içine, ciğerlerine fazla alma çünkü dünyayı içine fazla alırsan aynı o bebek gibi yanar ve ağlarsın, der."
"Kuran bize Allah'a yolculuk olan teslimiyet yani İslamiyet'in, doğuştan gelen ve nüfus cüzdanımızda yazan bir etiket değil, uzun bir yol ve idrak makamlarından oluşan bir öğreti olduğunu anlatır."
"İnsanların bedenlerindeki minerallerin eksikliği fazlalığı nasıl bedensel yapılarını oluşturup güçlü ve zayıf yönlerini, istidatlarını belirlerse, ruh bedenimizde de Allah'ın isimlerinden üzerimizde daha az veya daha fazla ağırlıkta olanı da bu şekilde ruhsal yönelişlerimizi belirler."
"Bu dünyayı bir an tattığımız gibi, ölüm hissini de sonsuz hayata geçmeden önce bir an tadacaktık. Bu yüzden benim bu kısıtlı hayattaki gemim, bineğim olan bedenimle kısıtlı düşünmeden, sonsuz hayattaki bineğim olan ruhumu, özümü tanımak ve büyütmek hakikatiyle bir an önce uyanmalıydım."
"Doğayı katlettiğimiz, her yere beton rezidanslar yaptığımız o rezidanslarda çor çocuğumuz oturduğu için arkadaşlarımıza hava attığımız, sonra da "doğaya ve doğal kaynaklara" sahip çıkalım dediğimiz bu ikiyüzlülük mü gelişmişlik?"