Ömer Sabuncu / Mekatronik /Grafik tasarım

Ömer Sabuncu / Mekatronik /Grafik tasarım
@Sbcomar
“Her şey dağılsa da Senin rahmetine yaslanan kalp yıkılmaz, Ya Rabbi; çünkü Sen, en sağlam sığınağın kendisisin.”
Yolları kısaltan hız değil, adımların devamlılığıdır. Çünkü menzile varanlar koşanlar değil, durmadan yürüyenlerdir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sevgi bir gülüşe aşık olmak mıydı? Yoksa bir sözü kalbe yer etmek miydi? Derdini uzaktan hissetmek miydi? Aşk, senin narına nur diye yanmaktır. Bana yüz vermesen, baksan da uzağa, Düşerim kurduğun o gizli tuzağa. Gerek yok feryada, gerek yok çığlığa, Sessizce oturup halini sanmaktır. Sıkıldığını bilip sükuta bürünmek, Gözünde küçülüp, gönlünde görünmek. Acınla kavrulup, yerlerde sürünmek, Elinden gelmeden, içten kanamaktır. Muhabbet duymasan, görmesen de beni, Ruhumun EN YÜCE, EN BÜYÜK güveni. Mevla'ya bıraktım bu aşkın sonunu, Dertli yüreğinle derde boyanmaktır. Gözlerin dalsa da meçhul bir sılaya, Ben seni arz ettim yüce Mevla'ya. Hasretin vursa da beni bu karaya, Sabırla her gece adını anmaktır. Ömer Sabuncu
Gerçek İman ve Hakikat
Hayatın asıl gerçeği, başımıza gelen iyi ya da kötü her şeyin yalnızca Rabbimizden geldiğini idrak etmektir. Aslında bize ulaşan hiçbir lütuf veya hiçbir zorluk insanlardan kaynaklanmaz; insanlar sadece ilahi takdirin birer aracısıdır. Bu derin hakikatin farkına varan, her hadisenin arkasında Allah'ın elini ve muradını gören müminler, kalplerini insanlara bağımlı olmaktan kurtarırlar. İşte bu şuur, insanı kulun kula kulluğundan özgürleştirir ve imanın en olgun, en gerçek mertebesine ulaştırır. Gerçekten iman edenler; iyilik gördüklerinde insana değil Allah'a şükreden, bir zorlukla karşılaştıklarında ise yine O'na sığınıp sabreden arif ruhlardır. Ömer Sabuncu
Benim kalbim mülk mü ki satışa çıksın? O kalbin sahibi yok mu ki mülküne sahip çıksın? ​Kalbi bana emanet edene, emanetini başkasına mı vereyim? Emaneti bana veren emanetini isterse ne ederim? Ömer Sabuncu
Muhammed'i bir yetim, yalnız mı sandın, Mağarayı sadece bir sığınak mı sandın? Ümmeti dilsiz, davasız mı sandın, O, kainatı sevgiye kıldı, anlamadın. Adem’i cennetten kovulan mı sandın, Yeryüzünü bir gurbet, sürgün mü sandın? Düşüşü sadece bir ceza mı sandın, Adem, arzı mescit kıldı anlamadın. İsmaili sen kurban mı sandın, İsmaili kesemeyen bıçağı kör mü sandın? İbrahim kurban idi sözüne, anlamadın, Bıçak ne kör idi nede Keskin idi anlamadın. Yusuf’u zindana esir mi sandın, Demir arkalıkları zindan mı sandın? Yusuf, medresesini inşa etti anlamadın, Demir ardını medrese kılanı anlamadın. Musa’nın asasını yılan mı sandın, Denizi ikiye yaranı aciz mi sandın? Firavun duvarlarını saray mı sandın, Musa, hakikati çölde buldu anlamadın. Davud’u sadece bir kral mı sandın, Zırhı demiri eğiten bir zanaat mı sandın? Söylenen sözleri boş bir nağme mi sandın, Davud, kalbi taşa çaldı anlamadın.