Nurettin Topçu İstanbul Erkek Lisesi'nin 1960- 61 mezuniyet yıllığında büyük hocalığın sırrını şu cümlelerle açıklıyordu:
Bizim işimiz sizin yalnız zekalarınızı işlemekten ibaret değildir. Aynı zamanda kalplerinizi yoğurmaktır.
Biz sizin bir takım dersleri öğrenen zeka makineleri olduğunuzu hiç düşünmedik.
Şahsiyet ve halleriniz, bizim hünerimizin gerçek eseridir.
Yükseltilen bir ruh, bir dehâ eserinden fazla bir şeydir; bir alemin yaradılışı gibidir.
Düşünerek girilen tek kapı, sınıf kapısıdır.
Şuna inanınız ki, dünyada hiçbir fetih,
kaderin sırrına vâkıf olanlar için,
sınıf kapısını açmaktan daha şerefli değildir.
Nurettin Topçu vefatından bir hafta kadar önce, hasta odasında refakatçi kaldığım o gece bana şunu söyledi:
" Kırk sene öğretmenlik yaptım, mabede nasıl girdimse sınıfa da öyle girdim."