Bizlere geçmişten süregelen, öğretilmiş kuralları muhafaza etme
görevi verilmiş. Bu tabu ve kuralların yıkılmasını, düşüncelerin serbest
bırakılmasını bir anda bekleyemeyiz. Zamanla yabancı TV dizileri,
şarkıcılar ve filmlerin sayesinde, yeni neslin farklı kültürlere özenmesi
sonucu, toplumun bazı kalıpları kırılmıştır. Dönüşümün Amerikan
kültürü üzerinden olmasının yarattığı zararları inkar etmek olmaz.
Kızınız ve oğlunuz aynı anda bakireliğini/bakirliğini kaybettiğini
karşınıza geçip söylese, vereceğiniz tepkiler aynen şu şekilde olacak:
Erkek olana “Vay, aslan oğlum! Bak, yabancı kadınlara gitme, mikrop
kaparsın, AİDS olursun” denir. Kız olana, “Vay aşüfte, başımıza daha
neler gelecek, etrafa ne diyeceğiz?” diye söylenir. Kızlara dayak atılır ve
aşırı baskı uygulanır.
Kibar olmanın, efendi olmanın erdemini anlatıp öven toplumumuz,
erdemli insandan çok mahalle kabadayısı gibi insanlarla daha çok
yakınlık kuruyor. Toplumumuz her konuda olduğu gibi burada da
ikiyüzlülüğünü göstermektedir.
Kurnazız, işimize gelmeyen konularda bilmezliğe yatıp
çıkarımız söz konusu olduğunda kafamız zehir gibi çalışır. Kutuplaşmış
vaziyetteyiz, fikirlere saygı duymuyoruz. Duymayı istediklerimize
odaklanarak duymak istemediğimiz şeylerin söylenmesine
katlanamıyoruz. Ezberlere ters gelen fikre, davranışlara düşmanlık
ediyoruz.