“Parasız insan, boş insandır”
felsefesinin hayatın gerçeği olduğu toplum yapısında paraya, güce daha
çok sahip olarak saygınlık ve adam yerine konmayı istiyoruz.
Kötü olduğunu bildiğimiz huylarımızı inkar ederek başka biriymiş
gibi dışarıya yansıtmaya çalışıyoruz kendimizi. Gözlerin içine bakarak
yalan söylüyoruz. Biz, buyuz böyleyiz hepsi bu kadar.
İnsanı telli çalgılara özdeştirip benzetirim. İki telimiz var, hangi tele
dokunursan farklı ses duyarsın. Birinci telimiz ego, maddi çıkarlarıdır;
ikinci tel vicdanıdır, en gür sesin çıkması gereken telidir. İki tel arasında
gidip geliyoruz. Bazen ikisine de aynı anda dokunup sesleri karıştırarak
arafta kalıyoruz. Vicdan telinin sesini hiç duymayanlar gitgide
artmakta. Güvensizlikten ve vicdansızlıktan dem vurmaktan başka bir
işe yaramıyoruz. Kendimizi zerre değiştirmek çabasında değiliz.