Hasılı bu zamanlar o kadar işle, o kadar gürültüyle doluyor ki vakit saat gelince ölüm döşeğine yatmaya vakit bulamıyor, çocukların düdük sesleri, davul, trampet patırtıları içinde, belki farkında olmadan ölüyor. Bir insan için saadetin bundan büyüğü düşünülür mü?
Ekseri tecrübesiz hastalar gibi sanmıştı ki insanın ıstırapları yattığı yataktan, etrafındaki eşyadan gelir ve yer değiştirmek onlardan kurtulmak için en birinci şeydir.
Söylesene, dedeceğim, küçük olan ölmeden evvel neden acı çekmek zorunda? Büyük biri, mujik ya da kadın acı çekince günahları bağışlanır, ama küçük olanın günahı olmaz ki? Neden?
Sayfa 43 - Türkiye İş Bankası Modern Klasikler Dizisi, Lipa·Kitabı okudu