Gidelim buradan. Senin masumiyetini,
bilgelik zamanlarından kalma sırları,
dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim. Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim...
T. Tufan
Biyolojik sınırlarımızı doğru bir biçimde fark etmek, hayatımızı ve alışkanlıklarımızı buna göre dönüştürebilmek, akıllıca ve bilgece bir hayat kurabilmek ve neticede bilim-teknoloji faaliyetlerimizi bu bağlamda nasıl yeniden ele alabileceğimize kafa yormaya başlamak, gerçekten de büyük bir sınır aşımı olurdu!
Bugün artık "insan bedenini ve beynini uyarlamaktan" bahseder olduk: Teknolojik girişimlerde bedenlerimizi daha üst (!) bir versiyona çıkartmayı hayal eden ciddi bir düşünce hatası var. İnsanı doğru dürüst anlamadan, onun milyarlarca yıllık bir
Ar- Ge ürünü olan bedenine istediği gibi müdahale edebileceğini düşünen bu çocuksu merakın faakiyetleri, ciddi bir biçimde hayatımıza girmeye hazırlanıyor.
İFA: Insanın fabrika ayarları üç seride de bahsedilen konular;
İFA 1 : Beden
Az, Çeşitli ve Aralıklı Yemek
İFA 2: ilişkiler ve Stres
İFA 3: Sınırları Aşmak
Velhasılıkelam fıtratımıza göre yaşamak gerektiğinden bahsediyor.
Sinan Hoca'yı okumak, dinlemek kadar keyifli ve bilgi dolu. Bütün satırların altı çizilmesi gerek. Fikirlerini ifade ederken biz okurlara bir dayatmada bulunmamış en yalın ve samimi dille anlatmaya gayret etmiş.
Kabullenemediğim ya da benimsemediğim tek konu "Biyolojik Evrim" (Evrim Teorisi). Şu güzel ayet çok düşündürücü; Biz insanı en güzel biçimde yarattık.(Tin 4.ayet)
Böyle söyleyen bir Yaratıcı; özenerek, en güzel biçimde yaratılan bizleri "hayvandan" türeteceğine ne aklıma, ne iç sesime, nede ruhuma yatmaktadır...
Ve Sinan Hoca' nın son cümleleri şöyledir:
LÜTFEN, bu kitapta ve diğer kitaplarda yazılan hiçbir şeye peşinen inanmayın. Verileri alın, malumatı derleyin, aklınızda çevirin, kendi hikâyenizde birleştirin, anlamlandırın ve dönüştürün...
: )