"Yakmaktan yorulmayın, diyordu L. Macdonald. Kendinizi yakın ve başkalarını yakın, etrafımız aydınlık oluncaya dek. Yolunuzda hızlı başarılar beklemeyin. Cesaretlendirme ve anlayış yerine, alay konusu olabilirsiniz. Onur ve şan yerine; iftira ve nefret. Yardım yerine; gizli etrikalar ve hatta size karşı açık savaş. Onlarca, yüzlerce, binlerce karanlık güç aydınlık işinizi söndürecek; siz yakın! Yakın ve yanın!"
"Ne bilim, ne felsefe, ne sanat, ne politika, ne teknik hayatı ıstıraptan, insanları kötülükten kurtaramaz, eğer insanlarda, halkta, halklarda dindarlık yoksa. Ben dinden bahsetmiyorum, dindarlıktan bahsediyorum, diye vurguladı L. Macdonald. Çok din olabilir ama dindarlık tek bir şeydir; bütün farklı dinlerden insanlara ortak şeydir."
"Soba sağlam kütüklerle dolduğu zaman 'ne yapacağım?' diye sormaz. Evi ve evdeki insanları ısıtır.
Sizde canlı sobalar olun, genellikle soğuk olan hayatımıza ruh sıcaklığını verin."
"Bilimsellik olmazsa, bilime sevgi, bilimsel bilgiye açlık olmazsa ne bilim, ne de bilgili insanlar olur.
Farklı bir şekilde, sanatsallık olmazsa, sanatsal his olmazsa, güzelliğe ihtiyaç olmazsa sanat da olamaz.
Önce bilimsellik, sonra bilim.
Önce sanatsallık, sonra sanat.
Bilimsellik ve sanatsallık, bilgi ve güzellik açlığı; bu bir zemindir, bilim ve sanatsa, bilimsellik ve sanatsallık zemininde yetişen çiceklerin özüdür."
"Boş bırakılan yerlerde ne gül, ne elma, ne salatalık ne de patates biter. Orada yaban otu, ısırgan otu biter. Halk kitlesinin kafası ve kalbi için de geçerlidir bu."