"Zindan, mazlumların eviydi. Çağlar boyunca zindan, Allah'ın güzel kullarına ev sahipliği yapmıştı. Zalimlerin mazlumlara reva gördüğü bir zulüm eviydi zindan...
Zindan, zalimler için karanlıktı, soğuktu, vahşi ve ürperticiydi, ama mazlumlar için aydınlık yolun başlangıcıydı. Zindan, Hz. Yusuf ve onun takipçileri için bir medreseydi. Ruhlarını ilim ve irfan ve aydınlattıkları ibadet ve taatla kulluğun tadına vardıkları bir yerdi zindan... Zindan, her devirde Müslümanlar için Allah'a ve cennete açılan bir kapıydı. Ve şimdi Zindan, Hz. Yusuf ile gerçek anlamını kazanmaya başlıyordu
- Ey Yusuf! yüzün ne kadar güzel!
Hazreti Yusuf, buna karşı şu cevabı verdi:
- Rabbim, bu sureti ana rahminde iken bana verdi.
Kadın;
-Ey Yusuf! Saçların ne kadar güzel, dedi.
O da;
-Ölüp de kabre girdiğimde çürüyecek tarafım odur, dedi.
Kadın;
- Ey Yusuf! Gözlerin ne kadar güzel, dedi.
Hazreti Yusuf;
-Ben onlarla Rabb'ime bakacağım, dedi.
-kadın;
- Ey Yusuf! başını kaldır da yüzüme bir bak, dedi.
Hazreti Yusuf;
-Ahirette kör olmaktan Korkarım, dedi.
kadın;
- Ey Yusuf! Ben sana yaklaşırken, sen benden uzaklaşıyor musun? dedi.
Hazreti Yusuf;
- Bununla Rabbime yakınlaşmak istiyorum, diye karşılık verdi
O, içinde yaşadığı tüm boşlukları Allah'ın varlığıyla doldurmuştu. Yüreğindeki hüzünleri Allah'ın dostluğuyla dindirmişti. Yaşadığı tüm hasret ve özlemleri Allah'ın sevgisiyle dindirmişti.
"Allah'a isyan etmenin sonu her zaman hüsran ve yıkımdır.
imansızlık, bu dünyada mutsuzluk, huzursuzluk, karmaşa getirdiği gibi, ahirette de Allah'ın azabına uğrama ve sonsuza kadar cehennemde kalma sebebidir."