Yorgunluktan dizlerimin bağı çözülmüş de, kalbim hala ayakta durmaya çalışıyor gibi; hani evin en eski sandalyesi gıcırdar ya, ruhumun sesi de tam öyle
Yorgunluğum, akşamüstü koltuğun kenarına ilişip kalmış bir hırka gibi; öylece bırakılmış, şekli şemali kaymış, bir elin onu askıya asmasını bekleyen sahipsiz bir ağırlık.