Kitap tür olarak romantik-dram olarak geçse de aksiyon ve polisiye ögeleri bolca yer alıyordu. Kor adasının büyük bir bölümünün ceza evi olması da kitabın cinayet,firar,suç içermesine yol açıyor. Her yılın toplumsal sorunu olan kadına şiddet, kadını küçük görme konuları aslında kitapta alttan alta işlenmiş. Özellikle Tilly’ye küçüklükten beri fark ettirmeden yapılan baskılar onun kendinden,tepkilerinden ve haklı öfkesinden utanmasına yol açmış. Bu yüzden doğru bir şeyler yapsa bile ya da hiç suçu olmayan bir takım durumlar yaşasa da Tilly, kendisine hissettirildiği gibi hep kendini suçlu,öfkesini yersiz buluyor. Bu yüzden artık onu baskı altına olacak kişiler yanında olmadığı halde kendisi, öğrendiği şekilde vicdanını körükleyerek kendisine cehennemi yaşatıyor.
Kitabı sevdim,çünkü akıcıydı , mesajları anlaşılır ve yerindeydi. İki karakter de gerçekti,hayattandı. Belki de bize eskiden suçluluk duyduğumuz hatalarımızda takındığımız tavırları hatırlatacak kadar güzel içsel konuşmalara yer veriyordu. Kitabın içerisine girip kor adasında yaşamak çok kolaydı,finali son ana kadar tahmin edilemez ama tatmin ediciydi.