Topla göğsünün valizini, git buradan dedi. Sesi benim sesimin birebir aynısı olan ama benim sesim olmadığını bildiğim o ses. Vicdan paltonu yakmadan onlar, giy ve kaç buradan.
Yeniden renklere aldanamam diye fısıldadım kirpik diplerim sızlarken. Sindiğim yerde leke olmaya mecburken, bir rengin daha katili olamam. Omuzlarım ağrıyordu. Sahte bir kanatla uçamam. Acı beni terk etmeyecekti.
Gözlerimi ne zaman kapatsam iki kaşımın arasında geçmişin çürümüş hayallerini içine doldurduğu çaresiz bir çukur oluşuyordu. Zaman ne kadar geçmiş olursa olsun o çukurun içindeki boşluğu doldurmaya yetmemişti. Sanki kurban edilmeyi, gömülmeyi ve gömüldüğü yerde çürümeyi bekleyen daha milyonlarca hayalim vardı. O çukur o kadar arsızdı ki her şeyimi alsa da bana hiçbir şey vermezdi.