Seda

"Yüz yıldır olağanüstü bir biçimde artan zenginlik ve refahtan emekçilerin makul bir pay aldıkları söylenebilir miydi? Özgür oldukları söylenerek işçiler bir kenara atılmıştı,evet,onlara açlıktan ölme özgürlüğü tanınmıştı,onlar da bu özgürlüğü doyasıya yaşıyorlardı.Seçildikten sonra yoksulları eski çizmeleri kadar bile önemsemeyen ve ceplerini doldurup keyiflerine bakan alçaklara oy vermek karın doyurmuyordu."
Reklam
"İşçilerin buna dayanacak gücü kalmamış,devrim yoksulluklarını artırmaktan başka işe yaramamıştı,89'dan beri palazlananlar burjuvalar olmuştu,öyle oburca saldırıyorlardı ki işçilere yalayacak çanak dibi bile kalmıyordu."
"Karl Marx'ınız hâlâ doğal güçlerin kendiliğinden harekete geçmesine izin vermek gerektiğini savunuyor.Siyaset yok,komplo yok,öyle değil mi? Çalışmalar sadece ücretlerin yükseltilmesi talebiyle yasal çerçevede yürütülecek...Bu evrim zırvalarınızla canımı sıkmayın! Şehirlerin her yanını ateşe verin,halkların kökünü kazıyın,bu kokuşmuş dünyadan geriye hiçbir şey kalmadığında,daha güzel bir dünya kurulabilir belki."
"Cehaletinin ilk yanılgıları içinde,en küçük bir ayaklanma fırsatı bile onu sermayeye karşı savaşa sevk ediyordu."
"Her ikisi de başını çeviriyor,içlerine gömdükleri duyguların etkisiyle,aralarında bir düşmanlık varmış gibi bazen bir saat boyunca birbirleriyle konuşmuyorlardı."
Reklam