Ruslar neden yürüyorlar Berline

Ruslar neden yürüyorlar Berline
@Sedefcim
Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir. instagram:@kolektifpsiko
Öğrenci
psikolojik danışman
Gaziantep
21 Ekim 2002
242 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Luther ve Calvin, insanı, ruhsal olarak çağdaş toplumda oynayacağı role hazırlıyordu: Yanı kişi, kendi beninin önemsiz olduğunu hissedecek, yaşamını yalnız ve yalnız kendisine ait olmayan amaçlar uğruna ayaklar altına sermeye hazır olacaktı. İnsan, ne adaleti ne de sevgiyi temsil etmeyen bir Tanrı'nın zaferi için bir araç olmayı kabullendikten sonra, ekonomik çarkın ve daha sonra da bir "Führer"-in uşağı olma rolünü kabul etmeye yeterince hazır demekti.
Sayfa 126·Kitabı okudu
1K
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kendi gözlerimize ve de başkalarınınkine ne kadar eşsiz ve içten gözükse de, tenin bütün bilgeliğini ve adaletini yok etmek, kökünden sökmek ve hiçe saymak... Önemli olan, gözlerimizin önünde gelişen adaletimizin ve bilgeliğimizin yıkılmakta ve yüreklerimizle ölümlü benliklerimizden sökülmekte olduğudur."
Sayfa 91·Kitabı okudu
1K
Rönesans, yeni ekonomik güçler fırtınasının kabarttığı dalganın tepesindeki zengin ve güçlü üst sınıfın kültürüydü. Yöneten kümenin zenginliğini ve gücünü paylaşmayan kitleler, eski konumlarındaki güvenliği yitirdiler ve pohpohlanan ya da tehdit edilen -ama daima iktidardakiler, güçlüler tarafından sömürülen ve yönlendirilen- biçimden yoksun bir kitle haline geldiler. Yeni bireycilikle yan yana yeni bir buyurganlık gelişti. Özgürlük ve buyurganlık, bireysellik ve kargaşa birbirine dolaşmıştı. Rönesans küçük dükkân sahiplerinin ve küçük-burjuvaların değil, servet sahibi soyluların ve burjuvaların kültürüydü.
Sayfa 65·Kitabı okudu
1K
Erkekle kadın, cennette, doğayla ve birbirleriyle tam bir uyum içinde yaşamaktadırlar. Huzur içindedirler, çalışma zorunluluğu yoktur, seçenek yoktur, özgürlük de, düşünme de yoktur. İnsanın "iyilik ve kötülük bilgisi ağacı"nın meyvesini yemesi yasaklanmıştır. Tanrı'nın buyruğuna karşı bir edimde bulunur, onu aşmaksızın parçası olduğu doğayla olan uyumunu bozar. Yetkeyi temsil eden Kilise açısından bu aslında günahtır. Ama insan açısından, bu, insanoğlunun özgürlüğünün başlangıcıdır. Tanrı'nın buyruklarına karşı hareket etmek, kendini baskıdan kurtarmak, insan-öncesi yaşamın bilinçsiz var oluşundan sıyrılıp insan düzeyine çıkmaktır. Yetkenin buyruğuna karşı davranışta bulunmak, bir günah işlemek, insan açısından olumlu yönüyle, ilk özgürlük hareketi, yani, ilk insansal harekettir. Söylencede günah, bilgi ağacından meyve yemek şeklinde yansımaktadır Bir özgürlük edimi olarak karşı gelme ise usun başlangıcıdır.
Sayfa 52·Kitabı okudu
1K
İnsan, önceden belirlenmiş içgüdüsel bir edimi gerçekleştirmek yerine, zihninde olası edim biçimlerini tartmak zorundadır; böylece düşünmeye başlar. Doğa karşısındaki rolünü değiştirir, tümüyle edilgin uyarlanmadan, etkin uyarlanmaya geçer. üretmeye olurken, başlar. Aletler icat eder; bu şekilde doğaya egemen olurken kendisini ondan giderek daha fazla ayırır. Kendisinin -daha doğrusu kendi kümesinin doğayla aynı olmadığının belli belirsiz farkına varır. Birden yazgısının çok trajik olduğunu kavrar: hem doğanın bir parçası olarak kalacak, hem de onu aşacaktır. Çeşit çeşit düşlemler içinde bunu yadsımaya çalışşa bile, önünde sonunda ölümle karşılaşacağının farkına varır
Sayfa 51·Kitabı okudu
1K