Ruslar neden yürüyorlar Berline

Ruslar neden yürüyorlar Berline
@Sedefcim
Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir. instagram:@kolektifpsiko
psikolojik danışman
Lisans
Gaziantep
21 Ekim 2002
243 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Ücretler meta fiyatlarını belirler" dogması, en soyut biçimiyle ifade edildiğinde, "değer, değer ile belirlenir" demeye varır, ve bu gereksiz yineleme gerçekte, değer hakkında hiçbir şey bilmediğimiz anlamına gelir. Bu önermeyi kabul edersek, politik ekonominin genel yasaları hakkındaki tüm uslamlama katıksız bir saçmalığa döner
Sayfa 39 - Bilim ve sosyalizm yayınları·Kitabı okuyacak
1K
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bilinç akışı yaparken ben;
Ne yazık ki yaşamıma bir biçim vermeyi hiçbir zaman bilemedim; tam anlamıyla benim olan, bana özgü bir durumda olmayı hiçbir zaman dirençle istemedim, gerek bende direnme, başkalarına ve kendime karşı kendimi doğrulama isteği uyandıracak engellerle karşılaşmadığım için, gerek zihnimin az önce düşündüğü ve duyduğu şeyin az sonra tersini düşünme ve duyma eğiliminden ötürü. Başka bir deyişle, her zihinsel ve duygusal oluşumu, özenli, çok kez karşıt düşüncelerle çözümleyip ayırma eğilimindeydi zihnim. Son olarak da yapım başkalarının sağduyusuna boyun eğme eğilimindeydi; güçsüzlükten çok, aldırmazlıktan, daha sonra karşılaşabileceğim hoşnutsuzlukları önceden kabullenmekten ötürü. İşte karşılaşmıştım onlarla! Gerçekte kendimi hiç tanımıyordum, tastamam benim olan hiçbir gerçekliğim yoktu, sürekli bir akış içinde, neredeyse sıvı gibi kolayca biçimlendirilebilir bir durumdaydım; başkaları tanıyorlardı beni, her biri kendince, bana verdikleri gerçekliğe göre; yani her biri bende, ben olmayan -bunların hiçbiri tam anlamıyla ben değildim çünkü bir Moscarda görüyordu; kaç kişisiyseler o kadar Moscarda vardı, tümü de benden daha gerçek, çünkü benim, yineliyorum, kendi kendim için hiçbir gerçekliğim yoktu.
Sayfa 64 - Kırmızıkedi·Kitabı okuyacak
1K
İnsan kendi kendisini de bir malzeme gibi kullanır ve kendini kurar, beyler, tıpkı bir ev gibi. Kendinizi bir biçimde kurmasanız, kendinizi tanıdığınıza inanır mısınız? Sizi kendimce kurmasam, sizi tanıyabilir miyim? Siz de beni kendinizce kurmasanız, beni taruyabilir misiniz? Biz ancak biçim vermeyi başarabildiğimiz şeyi tanıyabiliriz. Ama nasıl bir tanıma olabilir bu? Bu biçim nesnenin kendisi midir? Evet, sizin için olduğu kadar benim için de ama benim için, sizin için olduğu gibi değil: gerçekten de, kendimi, sizin bana verdiğiniz biçim içinde tanıyamam, ne de siz kendinizi benim size verdiğim biçim içinde tanıyabilirsiniz; aynı şey, herkes için aynı değildir, her birimiz için sürekli olarak değişebilir, değişiyor da sahiden.
Sayfa 61 - Kırmızıkedi·Kitabı okuyacak
1K
Öyleyse vicdan neye yarar? Kendinizi yalnız duyumsamanıza mı? Hayır, Tanrı aşkına. Yalnızlık korkutur sizi. O zaman ne yaparsınız peki? Birçok baş tasarlarsınız. Tümü de sizinki gibi olan birçok baş. Aslında sizin kendinizin olan birçok baş. Belirli bir işaret üzerine sizden görünmez bir iplikten çıkar gibi çıkan bu başlar evet ve hayır derler size, hayır ve evet; nasıl dilerseniz. Bu sizi rahatlatır, güvenli kılar. Görkemli bir oyundur bu, size yeten vicdanınızla ilgili bir oyun.
Sayfa 39 - Kırmızıkedi·Kitabı okuyacak
1K
Tartışmanın ikinci gününde dostumuz Weston eski savlarını yeni kılıklara büründürdü. Dedi ki: "Parasal ücretlerdeki genel bir artışın sonucu olarak, aynı ücretleri ödemek için daha fazla para gerekecektir. Dolaşımdaki paranın miktarı sabit olduğundan, artmış olan parasal ücretleri bu sabit para miktarıyla nasıl ödeyebilirsiniz?" Güçlük, daha önce işçinin parasal ücretinin artmasına karşın, payına düşen metaların sabit olan miktarından doğuyordu; şimdi ise bu, metaların sabit olan miktarına karşın, parasal ücretin artmış olmasından kaynaklanmaktadır. Belli ki, bir şeyin temel dogmasını kaldırıp atarsanız, onun ikincil sorunu da ortadan kalkacaktır.
1K