İnsan güzelliğinin, tanrısal güzellğin ise ilk
çocuğu sanattır. Tanrısal insan sanatla gençlenir, kendisini yeniden yaşar. O, kendi kendisini duymak isteğindedir, ve bunun için güzelliğini karşısına alır.
Aynı duyu etkisiyle insan kendisine tanrılar yarattı.
Zira, başlangıçta insan ve tanrılar tek bir varlıktılar.
kendi kendisini bilmeyen sonsuz bir güzelliğin zamanıydı bu
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İnsanı beşiğinde rahat bırakın ! Onu varlığının girift olmuş koncasından uzaklaştırıp çocukluğunun kulübeciğinden dışarı atmayın; yardımınız, onun sizi feda edebileceği kadar az olmasın ve sizi bu şekilde kendisinden ayrı tutmasın; yardımınız, ona sizin veya kendisinin gijcünü duyurtmayacak kadar çok olmasın ki sizi böylelikle kendisinden ayrı tutmasın; sözün kısası, bırakın insan kendinden başka herhangı bir şeyin varlığını, başka insanların da olduğunu geç öğrensin; ancak bu şekilde o insan olur.
Ve insan, insan olduğu zaman bir Tanrı da olmuştur. Ve biır Tanrı olunca o güzeldir
Sizi birbirinizelen ayırıyor, yahut döve döve birbirinize yaklaştırıyor. Sevgi dediğiniz açlığınız. Görüşünüzün bittiği yerde de tanrılarınız oturuyor. Tanrılar ve sevgi öyle mi ?
yaşamış olduğu için ölmek, hiç yaşamamış olduğu için yaşamaktan iyidir ! Ruhları çorak olduğu için her şeylerini yeter bulan, bakım isteyen hiçbir yönleri olmadığı için yağmuru, güneşi aramayan insanlara, acı duymayan bu tahta heykellere imrenme.