"~...En yüce hiçlikten hiçlik doğar...~"
Alman lirik şair Johann Christian Friedrich Hölderlin klasik çağın ve romantizmin en önemli temsilcilerinden 1idir. Küçük yaşlarda babasını, büyükbabasını ve kardeşlerini yitirdi, bu ölümler Hölderlin'i çok etkiledi..
"~... insan 1güneştir, her şeyi gören, her şeyi karartan, sevince ve sevmeyince, o zaman içinde lambacığın is çıkararak yandığı karanlık 1yuvadır...~"
Alman şair Johann Christian Friedrich Hölderlin, Tübingen Manastırı'nda dinbilim, Jena Üniversitesi'nde öğrenim gördü. Hölderlin'in şiirlerini Schiller, Goethe'ye gösterdi, Goethe beğenmeyince müthiş 1düş kırıklığı yaşadı. Özel ders vererek yaşamını kazandı. Bordeaux'a gittiğinde sevdiği kadının öldüğü öğrenince ruhsal bozukluklar yaşamaya başladı. Stuttgart dönüşünde hükümet doktoru saldırganlık belirtileri saptadığından zorla Tübingen'e gönderdi. Çıldırdığı kesinleşince, yaşamının kalanını Neckar ırmağı kıyısında, gözetimine verildiği bir marangoz ailesinin evindeki kulede geçirdi. Tanrı'nın, doğanın ve insanın 1sayıldığı zamanlara geri dönmeyi istemiş, şairin Tanrı ile insanlar arasında 1köprü niteliği taşıdığına inanmıştır.
"~...İnsan, hayal ederken 1Tanrıdır, düşünürken ise 1dilenci...~" ben bu alıntıyı okudum 1kitapta gittim kitaplıktan bu kitabı aldım ama hangi kitapta okuduğum gelmiyor aklımda zira aldım ve uzun süredir bekliyordu, inşallah hangi kitapta okuduğumu bulurum, hala bulmaya çalışırken beynim zonkluyor...
Yazarın tüm bu yaşam hikayesini bilince de okuduğum cümleler benim için daha çok anlam kazandı. Yazdıkları her cümle nerdeyse aforizma niteliğinde olup seçtiği konular genel itibariyle varlıkların gerçek özünü kavrama, yalnızlık, acı, sevinç ve geçmişe duyulan özlemdir.
"~...İnsan, gençliğinde hedefini nasıl da öyle yakın