AsiRuh profil resmi
AsiRuh kapak resmi
Soran olursa; hayatı simsiyah hayalleri bembeyazdı dersiniz...
Lisans
ankara
142 okur puanı
09 Eki 2017 tarihinde katıldı.
Soran olursa; hayatı simsiyah hayalleri bembeyazdı dersiniz...
Lisans
ankara
142 okur puanı
09 Eki 2017 tarihinde katıldı.
  • AsiRuh tekrar paylaştı.
    "Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde oturur."

    - Aristofanes -
  • AsiRuh tekrar paylaştı.
    "Cezaevinin Bahçesine Ayva Ağacı Diken Bir Şair ve Gözyaşını Kahkaya Çeviren Bir SİMYACININ Anıları ...

    "12 Eylül sabahını (F. Otyam , Y. Özkan vb arkadaşlarla) Kuşadası'ndaki kültür gecesinde karşılamıştık. Gece yarısı , kaldığımız otelin lobisinden Fikret Otyam' ın telefonuyla uyanmıştım.Cümle aynen aklımdadır. "Aşağı gel, Evren yönetime el koydu." Bu iki küçük cümledeki gerçeğin hayatlarımızı nasıl derinden etkileyeceğini o anda kestirebilmek kolay değildi."

    Bu satırların sahibini 30 küsür sene evvel Maltepe Cezaevine koymuşlardı .. Bedenen oradaydı belki ama düşünceleri hapsedemezsiniz..Ve ne diyor Bertolt Brecht Beş Paralık Roman adlı kitabında , "İnsan hapishane duvarları içinde de özgür olabilir." Düşüncelerine zincir vuramadıkları için tuttu şu satırları yazdı..

    Maltepe askeri cezaevinin avlusunda
    Sisler içindeki Büyükada’nın karşısında
    Oturmuş yazarım bu şiiri

    Eylül başlarında bir cumartesi sabahı
    Lodos titretiyor ağaçları
    Yağmur geceden yıkamış çiçekleri

    Gökyüzü mavi, bulutlar beyaz
    Ardından baharın geçti koca bir yaz
    Hapisteyiz hâlâ ve güzün ilk serinlikleri

    Avlunun dört yanı dikenli teller
    Tellerin gerisinde nöbetçiler bekler
    Kapanır uykusuzluktan gözleri

    On gündür çocuk sesi duymadım
    Özledim “baba” deyişini kızımın
    Özledim beni görünceki sevincini...

    Hayatım benim, kırk yıllık hayatım
    Seni başarabildiğimce dürüst yaşadım
    İçim burada da pırıl pırıl şimdi

    Geçer, güzelim, bu günler de geçer
    Sökülüp atılır dikenli teller
    Koparır halk bir gün zincirlerini...

    Diyorum ya dört duvar arasındaydı..Kim bilir başını kaldırdığında ranzasını , görüş gününde gri bulutlu gökyüzünü görüyordu .. İnsanlığını da elinden alamamışlardı yaa .. Kalktı cezaevinin bahçesine bir de AYVA AĞACI dikti.. Öyle bir ayva ağacı ki onun gölgesine kimler kimler , nice isimler konuk oldu sonrasında ..Sevdiklerine bu ağacın gölgesinde mektuplar gönderdiler yazıp yazıp.. İsmi Ataol Behramoğlu bu güzide şahsın , bu değerli şairin .. Ben şahsım adına ne şiirden anlarım, ne de öyle pek fazla şair bilirim .. Odun - kereste aromalı bizim bünye .. Pekte dingin bir ruhum yok şiir okuyacaklık .. Nerden tanıyorum kendisini derseniz Aziz BABA' dan .. Köşe yazılarını takip ederim ..Sık sık anar kendisini yazılarında , tv lerdeki sohbetlerde .. Bu kitabı öylesine çok aradım ki size anlatamam .. Bizimkisi manyaklık tabi .. Kişisel bir hayranlığın da ötesi..Bir saplantı .. N'apayım ben de böyleyim.. Kitabın baskısı uzun bir müddet yoktu.. Geçen Ankara okuma grubu ile Liman Kitap Cafe' ye gidince sorayım dedim .. Şansıma 1 tane varmış ..Aldım hatmettim ve bu büyük adamlarla ilgili bilmediğim pek çok yeni şey öğrendim .. Sizlerle de paylaşayım eğer isterseniz..

    Aldım açtım ilk sayfayı .. Bu tekin yayınlarında 4. basım imiş .. 2016 basımı .. Sonra bir otobiyografi Ataol Behramoğlu' na dair.. Bir sayfa daha çeviriyorum , şaşırtan bir başlık.. "En Çok Sevdiğim ve En Çok Çatıştığım Yazar..." Açıklayayım. Kendisi , bilenler bilir ama bilmeyenler için söyleyeyim asker kökenli bir yazar ..Askerle niçin ilişiğinin kesildiğini bir başka incelememde ayrıntısıyla anlatırım .. Konu uzamasın..Dolayısıyla subaylıktan gelme olduğu için korkunç derecede otoriter , çalışkan ve disiplinli bir insan .. Bunun böyle olduğunu sadece kendisini okuyarak değil aynı zamanda karşılaştığım onu tanıyan insanlara da sorarak teyit ettim.. Oğlu Ateş Nesin' in anıları var ki onlar yeter..İnanılmaz otoriter bir şahsiyet .. Hal böyle olunca 1970 lerin başında halen daha bir sendikaları olmayan yazarları bir çatı altına getiren isim oluyor Aziz Nesin ve Yaşar Kemal (ki bu ikilinin arasında da inanılmaz bir savaş var normalinde ) İnanılmaz çalışkan , inanılmaz girişimci ama bir nebze dediğim dedik bir isim Aziz Nesin diyorum yaa..Yazarlar da esasen çalışkanlığından şikayetci değiller ..Çünkü ilkin kendilerine verilen bir "umumi heladan" yola çıkıp onlara başını sokabilecekleri bir yapı sunuyor kendisi .. Kendinden başka başkanlık edecek aday yok ama etkisini sürekli kısıtlamaya çalışıyorlar =)) En sonunda ismi otodidakta çıkıyor sendikada ..Ataol Behramoğlu da pek çok çatışmış olacak ki , şunları demiş bu konuda :

    "Yakından ve kişisel olarak tanıdığım hiçbir yazarı Aziz Nesin ' i sevdiğim kadar sevmedim . Hiçbirine Aziz Nesin' e kızdığım kadar kızmadım.Hiçbir yazar konusunda Aziz Nesin konusunda olduğu kadar çelişkiye düşmedim.Hiçbiriyle Aziz Nesin' le çatıştığım kadar çatışmadım.Hiçbiri beni Aziz Nesin' in etkilediği kadar etkilemedi.Ve hiçbirine Aziz Nesin' e duyduğum kadar hayranlık duymadım.

    Kendisi de tıpkı benim gibi Bir Sürgünün Anıları kitabıyla tanışmış onunla ."Gülmekten çok gözlerimin yaşardığını anımsıyorum" diyor GÖZYAŞINI KAHKAHAYA ÇEVİREN SİMYACI için .. Çok uzatmamak adına kısa kesiyorum .. Kitapta bir otel odasında atlet fanila ile arzı endam eden Aziz Nesin ve davudi sesi ile karşısında sinirden kırılan Yaşar Kemal' i, onları ayırıyım derken arada kaynamamak için en sonunda bu iki dev yazarı Fareler ve İnsanlar' daki Leni ile George benzetmek suretiyle ortamdaki gergin havayı almaya çalışan Ataol Behramoğlu' nun çareziliğini (YALNIZ ŞU SAHNENİN EPİCLİĞİNİ BİR AKLINIZA GETİRİN !!! O ANI GÖRMEK İÇİN GÖZÜMÜ DAHİ KIRPMADAN TÜM ARŞİVİMİ VERİRDİM.. PLAKLARIM DA DAHİL =)) ) , 70 lerin 80 lerin siyasi havasını , Ataol ve Nesin arasındaki mektuplaşmaları ve bu mektuplar arasındaki çok ilginç bazı olguları okuyacaksınız ..Çehovdur, Puşkindir, Gogoldur, Mayakovskidir, Sokratestir bunlar da işin bonusu..Herkes okusun mu ? Karar sizin .. Sıkılmayacağınızın garantisini veriyorum .. Şuraya da bir telefon konuşması bırakayım Aziz BABA' dan ..Niye "BABA" diyoruz anlaşılsın .. İyi oku POKE TOPU!! =))

    "Aziz Ağabey" demiştim , "sizce yazarlarımız için bu kadar uğraşmaya değer mi?"

    "Aslında," diye yanıtlamıştı beni ,"sen şimdi yine bir takım vatanseverlik söylevleriyle bana karşı çıkarsın ama , bu soru VATANIMIZ İÇİN DE sorulabilir... Çünkü vatanımız bok içinde ve daha da çok boka gitmekte...AMA MARİFET , GÜLLÜK GÜLİSTANLIK BİR VATAN İÇİN DEĞİL , BOK İÇİNDEKİ VATAN İÇİN BİRŞEYLER YAPABİLMEYE ÇALIŞMAKTIR..NEDEN? ÇÜNKÜ ""BİZİM"" VATANIMIZDIR DA ONDAN..."

    Unutulan ve şahsım tarafından şu an eklenen , last but NOT LEAST isim , sitemizin yeni "BABA" sı, sevgili arkadaşım Necip Gerboğa .. Bu fırsatı gole çevirmemize ön ayak olduğun için pek çok ama pek çok teşekkür ederim sana .. Selam ve bitmek tükenmek bilmez bir İŞSİZLİKLE !! =))

    Bu da "bebişin" bonusu olsun =)) uyurken kısık sesle veriver arkaya =))

    https://www.youtube.com/watch?v=yUxb139X-N4
  • AsiRuh tekrar paylaştı.
    Merhabalar :)
    4.sünü bu sefer sayıca daha düşük katılımla gerçekleştirdik. Çoğu öğrenci olan kitap dostları okulun kapanması sebebi ile katılamadılar.
    Toplantımızda değerli moderatörümüz Zafer K. özel bir sebepten dolayı katılamadığı için Tuco Herrera öncülük etti. Her toplantıda yaptığımız gibi önce yazar hakkında bilgiler verildi, ardından kitap hakkında sohbetlere geçildi. Genel görüş, kitabın içeriğinin çok dolu olduğu ve beğenildiği yönündeydi. Kitabın ilk baskısından sonra sansürlenmesi ve Tuco hariç kimsede ilk baskısı olmaması sebebiyle çıkarılan kısımların merakını yaşadık. Katılımımızın azlığı sebebi sohbetimiz uzun sürmedi lakin her toplantımızda olduğu gibi samimi ve renkli idi.

    Toplantıya İstanbul'dan katılan Mazlum Kaplan Konya'dan katılan Homeless ve AsiRuh'un kardeşine katılımları için ayrıca teşekkür ediyoruz, ayaklarınıza sağlık :)

    Bir sonraki buluşma tarihimiz: 1 Temmuz Pazar (Kesin değil) Saat: 15.00

    Mekanımız: Çukurambar'daki http://www.limankitap.com

    Seçtiğimiz kitap: Martin Eden

    Katılımcılar:
    1)Tuco Herrera
    2)Homeless
    3)A.rahim Kara
    4)Murat Sezgin
    5)AsiRuh
    6) ve Kardeşi
    7)Mazlum Kaplan
    8)ibiaryu
    9)Gülümseee
    10)Halil ÜÇAĞAÇ

    Değerli moderatörümüz Zafer K.'ye kızının yaşadığı sağlık probleminden dolayı en içten geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

    Katılan arkadaşlarımıza katılımları için çok teşekkür ederiz.
    Bir sonraki buluşmada görüşmek dileğiyle. Sağlıcakla ve huzurla kalın :)
  • AsiRuh tekrar paylaştı.
    Eve, torrentten albüm emeyim diyerek büyük bir keyifle gelmiş ve daha ayın 3. yazıyla "üçüncü" gününde adil kullanım kotamın yarısını emen kenafir kardeşimin youtube dan açtığı Çelik - dum ka ka (mezar kazıp çıkardı resmen yaa!!!) parcasını dinliyerek bu satırları yazıyor olan ben gözlerim seyirirken hepinizi sevgiyle selamlıyorum..

    SABAH GELEN İNTİKAM EDITI : kotamı sömüren kenafir kardeşimden intikamımı , evdeki bütün kapı ve pencereleri kapatıp kaynayan bir odada başucuna bıraktığım "YAN CEHENNEM YAN 5 KAMYON KÖMÜRLE GELİYOR" yazılı bir not ile aldım .. kendisi geç yattı ve bugün izinli ...SÖZDE UYUYACAKTI.. nilüferden kendisi için "eden bulur güzelim kalır sanma yanına" dizelerini gönderiyorum .. DON'T MESS WITH TUCO!!!

    - JAPON MANYAKLIĞINI BİLMEDEN NASIL KUCAKLADIM .. -

    Öncelikle bu MANYAK milletle hayatım nasıl kesişti ve bende yarattığı tahribatlar ( ki gerçekten maddi anlamda hayatımı kaydırdılar =) ) neler oldu onu açıklayarak başlayayım.. henüz ilkokula gitmediğimiz ya da yeni yeni gittiğimiz , trt nin de trt olduğu dönemlerde origami denen bir manyaklıkla ilk olarak hayatıma dahil oldular .. 80 ler yokluk devri elişi kağıdı falan çok para ...öyle kolayda bulunmuyor ..bizimkilere aldıramıyorum .. ağlıyorum zırlıyorum sandalyeden kafa üstü intihar girişimleri.. YOK!! trt de o envai çeşit elişi kağıtlarıyla efenime söyleyeyim orangutan fil zürefa su aygırı!??! ( valla yaptı zaten o gün ben olmıyacağını anladım kapadım o defteri ) yapan zombi bir teyze var.. kadın zaman veriyor ama eller küçük ...birde tekrar yok ! 8 hareketi gösteriyor .. bizim hafıza 3 te 4 te bilemedin 5 te error veriyor ..mavi ekrana geçiyorum.. neyse bir sinir harbi ile olmayacağını anlayıp içimde bir nefretli ukte ile kedi ciğer ikilisi misali son verdim origami macerasına .. tabii japon sanatı falan olduğunu bilmiyoruz o dönem.. sonrasında ilkokula başladık Voltron ile dünyamızı kararttılar.. haftasonu sabahın köründe uykudan uyanıp ranzadan atlayıp 2 3 yaşındaki kardeşimi pembe aslan olmaya ikna etmek sureti ile kırıp dökmedik eşya bırakmadık .. yediğimiz zopa cabası ..beslenme çantasının içine bayılacak kadar ağlayınca birde robotlu suluk aldırdım .. hehehehe!!! sonra özel tv ler açıldı anayasayı bir kez delmekle birşey olmaz diyerek..kanal 6 da yaz günleri öğle kuşağında karate filmleri ve BRUCE LEE (!!!) ile cep boy terminatör dönemine giriş.. karşı lise inşaatından tuğla getirip evde kırmalar, kum tepelerine 3. kattan atlamalar ( annem yazık kadıncağız görünce korkudan bayılmış dövemedi bile eve gidince ahauahauaha =) ) falan derken bizimkilere birde tahta katana yaptırdık tarif üzerine .. baktılar olacak gibi değil ilgiyi başka yöne çekelim dediler heralde =) o döneminde sonuna anneme kafa tutup katanayla dayılanınca , annem oklava sanatıyla TÜRK EV HANIMININ FENDİ JAPONU YENDİ DİYEREK GERÇEK ANLAMDA NOKTA KOYDU .. ama "nicca" YILMAZ!! =) yediğimiz ufak çaplı darbeler ile yıllar yılları kovaladı.. uzunca bir müddet tv lerden filmler vasıtası ile haşır neşirliğimiz devam etti.. üniversiteye girdik .. ha tabi bir de 5-6 sene öncesinde metal alemine girizgah yapmışız saçlar uzun deri ceket - kamuflaj -postal 3lüsü falan evdekiler umudu kesmiş .. saldım çayıra mevlam bombalaya diyerekten ..bir de dergi ve fanzin çıkarıyorum bir arkadaşımla o dönem .. o arkadaşım bir gün benim hayatımı karartıp JAPON KÜLTÜR MERKEZİNDE ANİME İZLEMEYE ÇAĞARDI.. hayatımda VAMPIRE HUNTER D izlediğim ilk an .. o gün hayatımın kumlu çakıllı bulgur pilavından ibaret olduğunu anladığım gündür.. sonra anime nin manganın manyağı olduk.. bu arada dergiye de pek çok ülkeden promo cd plak falan geliyor kritikleyin tanıtın diye .. bir baktım bazı cd lerin JAPANESE EDITION ları ( basımları) var ve bu basımlarda da dünyadaki diğer ülkelerde basılan ya da satılan cd lere ek olarak başka hiçbir yerde olmayan BONUS parçalar mevcut .. korkuncta pahalı !! 3 aylık bursları bir bilemedin iki cd ye vermeye başladık mı? ayran yok tahtaravanla gidiyoruz yokoluşa .. ordanda KOLLEKSİYONCULUK hastalığını verdiler damardan .. tam o dönemde de bir arkadaşım sağolsun ŞİBUMİ VERDİ !!! bu öyle bir kitaptır, japonlar öyle bir millettir ki burda şu an arkadaşım olan ama bir dönem kanlı bıçaklı olduğumuz Oğuz Aktürk ile dahi bu kitap sayesinde can ciğer olduk.. neyse kısa keseyim sonra tabii kültürü çok araştırdım ve cidden muazzam ve apayrı bir halk olduklarını kendi gözlemlerimle gördüm .. kitaba gelir isek...

    Spoilerlık bir durum yok hep söylüyorum .. rahat ol kardeşim =)

    Kitabın yazarı 3 sene boyunca Japonya ' da müşavirlik yaptığı dönemde başından geçen ilginç olayları , anılarını ve derleyip toparladığı Japon kültürü ve AHLAKI ile ilgili gözlemlerini araştırmalarını Japon tarihinden bilgilerle harmanlayıp bu muhteşem kitaba imza atmış.. en baştan söyleyeyim FARKLI KÜLTÜRLER , FARKLI ÜLKELERE MERAKINIZ VARSA OKUYUN DEMİYORUM...MUTLAKA EDİNİN!! ha şu da var ..yaa kardeşim benim japonlarla ne işim olur diyenler : inanın çok şey kaybediyorsunuz .. ama şunun da garantisini veriyorum ..okuduklarınız, inanın bir Türk ya da Japon toplumuna ait olmayan dünyanın geri kalanında yaşayan tüm toplumlar için yeterince garip.. herşeyi tam olarak benimsemeniz İMKANSIZ..misal bu adamların 4 mevsime olan takıntısını , sakura dedikleri meyve vermeyen kiraz ağaçları için festivaller düzenlemelerini , bu ağaçların çiçek açacakları günü tam olarak hesaplamak için her meteoroloji biriminin bahcesine bulundukları yerdeki cinse ait kiraz agacı dikip başına tek işi bu olan gözlemciler dikmelerini, şirketlerde yeni işe başlayan kimseleri festival alanına geceden gönderip yer tutması için görevlendirdiklerini, başaramazsa bu kişilerin süresiz dışlandığını , her mevsimde şehirdeki bilimum cafe restoran bar ve magazanın duvarlarının boyandığını ve MAĞAZALARA O MEVSİMİN ÇİÇEKLERİNİ ÖN PLANA KOYAN TABLOLAR ASTIKLARINI , samurayları - roninleri nincaları, bu savaşçıların izlediği ve Japon ahlakının temelini oluşturan BUSHIDOYU , "AN" a verdikleri önemi , kadınlarda okuyabilsin diye milyon harften oluşan KANJİ alfabesine karşı hiraganayı yaratmaları BUNA KARŞILIK ( BURAYA EKSTRA DİKKAT !!!) Japoncanın özünü bozmamak ve Japoncayı kirletmemek için KATAKANA adını verdikleri bir başka alfabe daha (?!?!?) tasarlamalarını , 2005 yılındaki Japonya'ya katkısı 4.5 MİLYAR DOLAR olan ( ki bu rakam o yıl amerikaya ihraç ettikleri demir çelik ürünleri hacminin 3 evet 3 katı! ) ve şu an dünyayı fetheden ayrıca kendi içinde 30 40 a yakın ayrı kola ayrılan ( kadınlar ve erkekler içinde ayrılıyor bunlar ) Anime sanatını, Honne Tatamae dedikleri kendin gibi ol ama olduğun gibi görünme olgusu ve marka manyaklıklarını , geyşa kültürünü , intihar etmeden önce yazdıkları 3 mısralık içinde mutlaka mevsimlere gönderme bulunan şiirleri, seppuku ve harakiri kültürünü , MANYAKLIK DERECESİNDEKİ MİLLİYETÇİLİKLERİNİ tam olarak özümseyip anlamlandırmanız imkansız .. ben senelerdir ilgileniyorum ama anlamlandıramadığım pek çok şey var .. Japonya ve Japonları FUTBOL TOPU BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR SOĞAN olarak düşünün...ne kadar soyarsanız soyun CÜCÜĞE ULAŞMAK HAMASLA İSRAİLİ BARIŞTIRMAK KERTESİNDE İMKANSIZ .. gözünüzden kanlı yaşlar akması da cabası =) ama olaylara ve olgulara bu uzaylı milletin gözünden bakmakta bir o kadar zevkli =) kritiğin sonuna geldik .. biraz fazla uzun oldu sanırsam ama umarım sıkılmamışsınızdır.. son olarak : NIPPON BANZAI!!! =))
Soran olursa; hayatı simsiyah hayalleri bembeyazdı dersiniz...
Lisans
ankara
142 okur puanı
09 Eki 2017 tarihinde katıldı.
2018
27/50
54%
7 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 1351. sırada.

Okuduğu kitaplar 52 kitap

  • Seçme Şiirler
  • Simyacı
  • Şibumi
  • Bir Bilim Adamının Romanı
  • Dinle Küçük Adam
  • Mutlu Ölüm
  • Casus
  • Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
  • Veronika Ölmek İstiyor
  • Tersane

Okuyacağı kitaplar 13 kitap

  • Arkadaşlarını Öldür
  • Ana
  • Hacı Aga
  • Özgür İnsanlar
  • Tanrı Yanılgısı
  • Küçük Şeylerin Tanrısı
  • Evrim Kuramı ve Mekanizmaları
  • Köle
  • De Profundis
  • Gecenin Sonuna Yolculuk

Kütüphanesindekiler 46 kitap

  • Bir Bilim Adamının Romanı
  • Dinle Küçük Adam
  • Mutlu Ölüm
  • Casus
  • Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
  • Veronika Ölmek İstiyor
  • Tersane
  • Sosyalizm ve İnsan Ruhu
  • Benim Gözümden Dünya
  • On Bir Dakika

Beğendiği kitaplar 39 kitap

  • Bir Bilim Adamının Romanı
  • Dinle Küçük Adam
  • Mutlu Ölüm
  • Veronika Ölmek İstiyor
  • Tersane
  • Sosyalizm ve İnsan Ruhu
  • Benim Gözümden Dünya
  • On Bir Dakika
  • Devrim Bitmeseydi
  • Ve Günler Yürümeye Başladı

Beğendiği yazarlar 24 kitap

  • Oğuz Atay
  • Christopher Caudwell
  • Aziz Nesin
  • Jack London
  • Can Yücel
  • Nazım Hikmet Ran
  • Ahmed Arif
  • John Steinbeck
  • Cemal Süreya
  • Özdemir Asaf