İnsanlar, karanfiller, caz
ve Dünya
portremi bıçaklıyarak ulaşmaktadır bana.
Kim neyi çaldıysa taze saatlerinde sabahın
o'nu çalmaktayım ben de
Yeryüzünden.
Odamın ortasından geçip gidiyor
trenler
lokantalar
rüzgârlar
kurşun sesleri
ve mavi bir nehrin üzerinde
ana rahmine düşürülmüş
yırtık çocuk yüzleri.
Şimdi bir nehri anlatırsam ben
-ama mavi bir nehri-
açlıktan ve savaşlardan ölen
tüm çocuklarını da anlatmış olmaz mıyım
Dünya'nın?
- Kim öyleyse en kabadayısı Tarih'in?