“Daha bir sürü şeye hayıflanacağız. Ve hayat bitecek bu biçimde. Yıkılan evlere, yerine yapılan evlere hayıflanacağız. Evde bulamadığımız dostlara. Hayatımız bitecek ve hayıflanacaklar hayatımıza.”
“ Alışmış olsak da, sarsar bizi her ölüm yeniden. Masadan eksilen tabak. Boş sandalye. Eksilen bir gülme. Eksilen bir ten. Ait olduğu zamanın olamayan, gelemeyen ayak sesi. O ses de ölür ve sarsar derinden bu sessizlik…”