Sefa Acar

“Sen gözlerine mahkûmsun; gözlerin bana Geçerken biçare sokaklarından Hangi demirci ruhu alevlere bırakır Hangi terzi iğneyi batırır yüreğine Gözlerine bakmasam, doğar mı güneş”
Şiir
Reklam
Son Şarkı
Erzurum garından ayrılıyorum Banklar mütereddit bakıyor ardım sıra Abdurrahman Gazi yokuşlarında Mecnun'la, Kerem'le buluşacağız Bu çaresiz derdi konuşacağız Yollar kıvrım kıvrım, çetin ve uzun Dağlar malihulya, dereler hüzün Takvimleri görmek istemiyorum Karanlığa dönmek istemiyorum Ey Mona Lisa'nın kıskandığı el Bu kar yığınları cehennemden mi Bu sokaklar mahşerden mi geliyor Gürcükapı ihtirası bilmezdi Altın kalpli zambakların Filizlendiği taş mağazalar İlmek ilmek bileklerine Geçirmezdi nefret urganlarını Nerede dadaşın gür bıyıkları Aziziye neden böyle derbeder Solan renkler kimin, kaldırımlarda Ya bu Erzurum Erzurum değil Ya ben başkasıyım bu Erzurum'da
Şiir
“Erzurum garında, banklar üstünde Uyku tutmuyor karanlıkları Yitik düşlerimi kovalıyorum Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum”
Şiir
“Acı yok; intizar yok; eskide kaldı hasret Devrini tamamladı endişe, korku, hayret Buz ve köz tarih oldu; bitti zaman ve mekân Zaman biziz, mekân biz; imkânsıza yok imkân Ömrün ne sonundayız, ne de henüz başında Otuz üç yaşındayız, hep otuz üç yaşında İçim sensin bu ilde; dışım sensin Rüveyda Rüveyda, ben sendeyim; sen bendesin Rüveyda”
Şiir
“At vuruldu; içim paramparça Rüveyda Gölgelerin ardına sakladım kusurumu Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin Ben burda damla damla eriyip akıyorum Yine de, bırakamam yerlere gururumu İstenmediğim yeri usulca terk ederim Hâtıra kalsın diye bırakır da ruhumu Mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim”
Sayfa 17·Kitabı okudu
Şiir