Yolcunun Notları
“Sürüden Ayrılmanın Bedeli”
Öğretmenlik yıllarımda, “kopya çeken” bir sınıfın içinde, kopya
çekmeyi reddeden o tek öğrencinin yaşadığı baskıyı çok kez
gözlemledim.
Tüm sınıf organize olmuş, herkes “kolay yoldan” not almanın
peşinde. Ama arka sırada bir öğrenci var; kağıdına kapanmış,
ter döküyor. Kopya çekmiyor. Sadece çekmemekle kalmıyor, o
“kolektif suç”a katılmadığı için diğerlerinin huzurunu kaçırı-
yor. Teneffüste diğerleri ona kızıyor: “Sen enayi misin? Neden
bize uymadın? Bizi hoca karşısında zor durumda bıraktın!”
Gördüm ki; doğruyu yapanın yalnızlığı, yanlışı yapan kalabalı-
ğın gürültüsünden daha ağırdır.
“Lâ” (Hayır) demek, işte o öğrenci olmaktır. Sürüden ayrılmayı
göze almaktır. Akrabaların, arkadaşların, toplumun “Herkes
böyle yapıyor, sen icat çıkarma” baskısına karşı; “Herkesin yapı-
yor olması, yanlışı doğru yapmaz” diyebilmektir.
Bu bölümü okurken içinize bir korku düşmüş olabilir: “Yani ben
şimdi bunca yıllık alışkanlıklarımı, duyduklarımı silersem boşlukta
kalmaz mıyım? Yalnız kalmaz mıyım?”
Korkmayın. Hz. İbrahim de yalnızdı ama “Tek Başına Bir Ümmet” oldu. Hz. Yusuf zindanda yalnızdı ama Mısır’a sultan oldu. O boşluk korkutucu değildir; o boşluk, Allah’ın oraya yerleşmesi için açılmış muazzam bir alandır.
Bırakın gitsinler. Bırakın o kalabalık, o gürültülü, o sizi yoran
sahte inanışlar zihninizden dökülsün. Sınıfta tek başına kalsanız
bile, doğruyu yapmanın o onurlu huzuru size yetecektir.
Unutmayın; kartallar yalnız uçar, kargalar sürüyle