Bir düşünüş tarzına karşı olan yasa, yurttaşları için çıkarılan bir devlet yasası değil, bir tarafın bir başka tarafa karşı çıkardığı bir yasadır... Birleştiren değil bölen bir yasadır ve bölen tüm yasalar gericidir. Bu bir yasa değil ayrıcalıktır... Sansürün gerçek radikal çaresi, yürürlülükten kaldırılmasıdır.
İşte Romantik isyankâr Jenny von Westphalen'in aşık okdupu kişi buydu. Kendisini insanlığın iyiliği için bir araç ilan etme cüretinğ gösteren bu taşralı adam-çocuk, Jenny'nin babasının kitaplarındaki kahramanların timsaliydi Goethe'nin Wilhelm Meister'i, Schiller'in Karl von Moor'u ve Shelly'nin, zorba bir tanrıya meydan okuma cüretini gösterdiği için bir uçuruma zincirlenen Prometheus'u olacaktı.
İnsanın doğası öyle bir yapıdadır ki, kendi yetkinleşmesine ancak başkalarının yetkinleşmesi ve iyiliği için çalışarak ulaşabilir... sadece kendisi için çalışacak olursa, belki ünlü bir düşünür, büyük bir bilge, mükemmel bir şair olabilir. Ancak asla yetkin, hakikaten büyük bir insan olamaz..
Uzunca bir süre kendine sığınaklar kurup yıktın: düzen ya da eylemsizlik, başıboş sürüklenme ya da uyku, geceleyin devriye gezmeler, yansız anlar, gölgelerin ve ışıkların kaçışı. Daha uzun bir süre kendine yalan söylemeyi, kendini sersemleştirmeyi, kendi oyununa gelmeyi sürdürebilirsin belki. Ama oyun bitti. Dünya yerinden kıpırdamadı ve sen değişmedin. Kayıtsızlık seni farklı kılmadı.
Ölmedin. Delirmedin.