Ne kadar hızlı şekilde kendi kendinizle rezonansa girersiniz, dünyanız sizin bakış açınızdan mucize diye yorumlayabileceğiniz bir hızda değişir. Peki, kendimizle nasıl rezonansa gireriz?
* Mutlu olmak için neye ihtiyacınız var?
* Tamam, gerçekten mutlu olmak için neye ihtiyacınız var?
* Ne olmadan yaşayamazsınız?
* Kendinizde en çok neyi seviyorsunuz?
* Hiç kimsenin sizin hakkınızda bilmediği şey ne? Neyi gizli tutmak zorundasınız?
* Kendinizden gizlediğiniz ne?
* Hangi özelliğinizden utanç duyuyorsunuz?
* Hangi konuda kendinizi yargılıyorsunuz?
* Tam anlamı ile yaşamaya çekindiğiniz özellikleriniz neler?
Bu sorulara vereceğiniz cevaplar, gerçek isteklerinizi ve korkularınızı gösterir. Ne kadar inkar ederseniz, kendinizden o kadar uzaklaşırsınız. Kendinizle ve tüm yönlerinizle bütünleşin.
Hepimizin karanlık tarafları var. Ama kim bunların karanlık olduğunu düşünüyor? Belki de kendi ışığımızı bulacağımız yer burasıdır. Belki de yaratıcılığımızın, kurtuluşumuzun ve hayatta kalma şansımızın yaptığı yer burasıdır.
Yalnızca, kendimizdeki birçok şeyin kusurlu olduğunu, mükemmel ya da tamamen ilişki insanı olmamızın gerekmediğini ve birçok kusura sahip olmaya hakkımızın olduğunu fark ettiğimizde kendimizle yakınlık kurabiliriz. Ancak bu şekilde partnerimiz de bize yakın olabilir. Daha önceleri bu kişiyi, küçük sırlarımızı açığa çıkarır ve gerçeği keşfeden korkusuyla kendimize o kadar da yaklaştırmıyor, onu uzakta tutuyorduk.
Ancak kendi kendimize yaklaştığımızda partnerimiz kendini olduğu gibi gösterebilecek güveni bulur. Ancak bu şekilde biz de ona yaklaşabiliriz. Saklambaç artık sona erer.
İlişkimiz yok çünkü bunun için gereken birçok özelliğe sahip değiliz. Ama bu eksiklikleri telafi edebilmek için de ilişkiye ihtiyacımız var. Bu oldukça paradoksal bir durumdur. Bu kısır döngüden nasıl çıkabiliriz? Oldukça basit, çoğu zaman en kolay yollar en etkili olanlardır.
* İsteklerinizin listesini yapın ve hepsini kaydedin! Hiçbir şeyi atlamayın. Liste belki de uzayıp gidecek. En küçük bir ayrıntının bile Bu listede yeri var. Her türlü Özlem, Umut, en gizli fikirler de burada yer almalı.
* En büyük fark şu: sadece partnerimiz bu özelliklere sahip olsun istemeyiz. Bu gelecekteki partnerimize yönelmiş bir istek listesi değildir, hayır, bu bizim gelişim listemizdir. Bu bizim potansiyelimizdir. İlişkideki ortak hedefimizdir.
* Kendimize tıpkı bizim gibi olan, tüm iyi özellikleri ve aynı zamanda yetersizlikleri konusunda eşitimiz olan bir partner isteriz. Bu isteklerin olduğu yönde gelişebilmesi için onun da aynı arzulara sahip olması gerekir!
Kendi gelişimimizde bize eşlik edecek bir partner isteriz. Böylece partnerimize kendi gelişiminde eşlik etmeye de hazır oluruz.
Karanlık taraflarımız, kendi kendimize katkıda bulunamayacağımız özelliklerden oluşur.
Belki de sonunda yürekten gelen derin bir Güven istiyoruz ama kendi kendimize zar zor Güven duyabiliyoruz. O yüzden ilişkiye getirebileceğimiz şey kuşku oluyor. Ve enerji alanımızda kuşku yer aldığından bu özelliğimizi iyileşene kadar rezonans alanımızla da bu duruma son vermeyecek partnerleri çağırıyoruz.
Bir ilişkiye ne getirebilirsiniz?
Ne verebilirsiniz?
Örneğin gelecekteki partnerinizin size karşı her zaman dürüst olmasını istiyorsanız, mutlak dürüstlük tabii ki listenize yer alacak. Ama talep ederken sizin de ortaya bir şeyler koymanız gerekir. Gerçekten bir ilişkide bunu verebilir misiniz? Eğer mutlak bir sadakat ya da tam bir dürüstlük istiyorsanız, sizin de bunları aynı şekilde vermeniz gerekir.