Seher T.

Kumdaki ayak izleri gibi, geçmişte kalmış bir hayatın üzeri de içimizde yer eder. Bu izleri uyandıran şeyler artık uzakta olsa da izler içimizde kalmaya devam eder. Bizler de her gün kendi içimizde, bilinçsizce böyle izler bırakırız. Ama bunlar bizim düşüncemizi isteğimizi ve inançlarımızı etkiler. Ruhumuzdan gelen izleri silmek yerine, onları hayallerimizde, özlemlerimizi de ve bilinçsiz isteklerimize iş işten geçtikten sonra bile canlı tutarız. Kendi sahnemizde, partnerlerimizi bizim yazdığımız senaryoyu oynamaya teşvik ederiz. Bizi memnun etmese de, aslında içimizden gelmese de, uyuyan bir senaryodur. Bunlar sadece geride bırakmak istemediğimiz geçmişin izleridir.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnançlarımız dünyayı değiştirebilir. İnançlarımız bunu sürekli gerçekleştirir. Şu anda, şu saniyede bile Bu etkinin gerçekleşmesi söz konusudur. * Başkalarının görüşlerini kendiniz için doğru kabul edip kendiniz için geçerli ilan etmeyin, çünkü bu görüş size doğru yayılacaktır. Kendi zihninizle düşünün. * Eğer dünya için böyle önem taşıdığımıza inanıyorsunuz, gittikçe bu inanca sahip daha çok kişiyle tanışacaksınız. * Her zaman şunu düşünün: 1 milyon insanı değiştirebilmek için 100 kişi yeter.
Sayfa 181·Kitabı okudu
Onunla önyargıların o kişi üzerinde performans arttırıcı etkisi olabilir. Ama burada kesin bir şey söyleyebiliriz: taklit bir işe yaramaz. Rezonans alanını kandıramayız. Sadece gerçekten inandığımızda ve diğer insanın kapasitesine ikna olduğumuzda bu etki diğer kişiye ulaşır.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Önyargılar, hedefi belirlenmiş güçlü inançlardan başka bir şey değildir ve sadece enerji dağılımı yoluyla diğer insanları etkilerler. Sadece insanlar hakkındaki düşüncelerimizi onlara katkıda bulunabilir ve onları kısıtlayabiliriz.
Sayfa 174·Kitabı okudu
O yargının sadece hatırlatılması bile insana hemen tuzağa düşürüyor ve bu ön yargıyı düşünmek istemesek bile onu inkar ediyor ve onunla savaşıyoruz. Onlarca yıl boyunca duyduğumuz her şey o anda tetikleniyor. Başka bir deyişle, hemen bu ön yargıyla rezonans haline geçiyoruz ve onun boyunduruğu altına giriyoruz. Bilinçli ve ya bilinçsiz olarak bizim hakkımızda söylenenlere yaklaşıyoruz.
Sayfa 173·Kitabı okudu