İlerleme ile beraber toplumların inançlarında, değerlerinde,
hayat biçiminde, mevcut kurumlarda daha iyi olacağı düşüncesiyle değişiklik istenir. Bilhassa geçmişe ait hemen her şeyin
değişmesi, hem kaçınılmaz hem de olağan kabul edilerek bunun mecburi olduğu varsayılır
İnsan ilerleme fikri ile iki bin yıllık tarihte ilk defa herhangi
bir istisna yapmadan; kendinden önce yaşamış insanların ve
kendi atalarının bütün yaptıklarını, elde ettikleri bütün kazanımları, sahip olduklarını, tarihsel tecrübelerini değersiz ve işe
yaramaz bulmuştur. Bu "durum" sadece bir kültürel farklılıktan dolayı meydana gelmiş değildir; ilk defa olması dikkat çekicidir. Çünkü bundan önce sadece din(ler) geldikleri toplumun bütün değer sistemlerini eleştiriye tabi tutarak değiştirilmesini istemişlerdi.