Bir daha, kimsenin beni bu kadar zayıf hissettirmesine izin vermeyecektim. Hakikat ve yalan, ruhumda dans ediyordu. Biri beni iyileştiriyor, diğeri uyutuyordu. Hangisine seçersem hayatım o yöne şekillenecekti. Yalanlar tehlikeliydi ve hakikat beni acıyla uyandırıyordu. O uyanış, bana kim olduğumu öğretecekti. Dizlerimin üstünde sürünmem gerekse bile, ne olursa olsun devam etmeliydim. Kendimi kurtaran kişi ben olacaktım. Karanlık büyüyordu ve belki de ışığı yakma sırası bendeydi.
"Benim masum olduğumu bile bile zorla tutuyorsun!"
"Bazı günahların bedelini masumlar öderler, günahkarlar acı çeker. Seninle geçirdiğim her an, tuzağın bir parçasıydı. Kurban masasına kendi ellerinle yattın."
"Noel zamanıydı çünkü. Yılın bu zamanlarına heyecan duyan insanları anlamıyordum. Bir sene bitiyor, yaşlanıyoruz ve daha da kötüsü; insanlık ve Dünya daha da katlanılmaz bir hâl alacak anlamına geliyordu. Fazladan bir sene daha demek, insanlar için felaket demektir. Emin olunuz, seneye harika şeyler olmayacak. Muhtemelen ekonomik kriz tavan yapacak, virüsler baş gösterecek, açlık sınırı patlayacak ve savaşlar bir rutin haline dönüşecekti."
"Hayır, canım. Sen asla sönük kalmazsın. Öyle bir güzelliksin ki, yanında ben havalı duruyorsam, sebebi sensin."
"Bak sen, romantikmişsin. Şaşırtıcı,"
"Şaşırmana gerek yok. Benim gibi adamlar, ya boks ringinde sert konuşur ya da böyle bir kadının yanında şair kesilir. Ortası yok."