Orhan Pamuk da söylüyor romanında ve hatıratında... Tanzimat yıllarından başlayarak kademe kademe dinden, gelenekten uzaklaşılıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında türeyen zümre, dini yanlarında çalışan müstahdemin, hizmetkârın bağlandığı hurafe olarak görüyor. Başörtüsü, gelenek, namaz alt zümrenin simgeleri gibi değerlendiriliyor. Hepimiz payımızı almıştık bu olumsuz havadan.
Adım adım yaşam maratonunun sonuna yaklaşırken, hayat taşları da yerli yerine oturmaya başlıyor. Yol güzergahının engebeleri, kişiyi daha iyi bir koşucu/yürüyüşçü olmaya elbirliğiyle yardım ediyor.