Zweig'in 1920'li yılların sonunda kaleme aldığı Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, tek taraflı bir aşkın naif anlatımıdır. Marjinal karakterleri ve eşine az rastlanır psikolojik çözümlemeleriyle okuyucuyu kendine hayran bırakan yazar, bu kez de aşık bir kadının saplantılı duygularının kaleme almıştır. Bir ömür süren suskunluğun "isimsiz" bir mektupla son buluşu aşk, sadakat ve mutluluğun anlamlarını okuyucuya bir kez daha sorgulatırken, hikaye aynı zamanda Zweig'in psikolog yanını belirgin biçimde ortaya koyuyor.
Sevdiğim kitapların arasına girdi bile. Gerçekten aşk, tutku, sadakat ve mutluluk en güzel böyle anlatılırdı. Yazarın diğer kitaplarından alışkın olmama rağmen bu kitap da beni çok derinden etkiledi. Günümüzdeki aşklara(sözde aşklara) bakılınca bu kitaptaki karakterimizin aşkına büyük saygısızlık yapılır diyebilirim. Aşkı öğrenmek istiyor musunuz? Kesinlikle bu kitabı okuyun çünkü hiçbir şey bilmiyorsunuz. İyi okumalar