Babam öldü ve Babam ölüyor tümüyle farklı iki cümle. İlki bir olgu, bir sonuçtur, ikincisi bir roman. Umut ve çaresizliğin birbirini besleyip alevlendirdiği uzun bir hikaye.
Bahçede yapılacak iş olduğu sürece koruma altındaki bir alanda yaşarsın, mevsimlik bir ölümsüzlüğün tadını çıkarırsın. Şu anda yapılacak onca şey varken insan nasıl ölür? Kışın işler bitince ölünmeli.
Babam da dedem de kılık öldü, biri aralıkta, diğeri ocakta.
Bize nasıl yaşlanacağımızı öğreten kimse olmadı diye düşünüyorum. İnsan hayatının sonunda neler yapar? Nasıl yavaşlanır, artık tek işinin dinlenmek olduğuna nasıl alışırsın ( dinlenmek iş midir?)