Aynaya baktım. Karşımda bir insan yüzü vardı. Kırılgan, yaşayan, sevilen, geçici bir yüz. Cildimi yakından inceleyerek siyah nokta aramadım. Kâküllerimin kabarıklığıyla da uğraşmadım. Görünümüme dair hiçbir şey düşünmedim. Dümdüz aynaya baktım. Karşımda bana bakan gözlere diktim gözlerimi ve kendi kendime "ah zavallım, zavallı çocuk" diye düşündüm.
Şu an yaşıyorum ve önemli olan bu. Hayat geçici. Her zaman, herkes için. Benim işim, ölene kadar yaşamak. Benim işim, bedenimle barışmak, onu her şeyiyle sevmek. Böylelikle, temelim sabit olduğunda, elimi güçlü ve cömert bir biçimde uzatabilirim.
İster uzun yaşayacak olayım ister kısa, şu an hayattayım. İnsanın hayatta uzun yaşamaktan başka umutlarının da olabileceğini görmek istiyorum. Ölüm veya acı çekme fikrine sırt çevirmek gerekmediğini ama bunlara uzun uzun vakit ve alan ayırmanın da lüzumu olmadığını bilmek istiyorum.