"Bir odaya girdiğinizi hayal edin. Üstünde kadranlar bulunan bir masaya eğilmiş yüz kişinin bulunduğu bir kontrol odası burası ve 1 milyar insanın duygu ve düşüncelerini şekillendiriyor. Kulağa bilim kurgu gibi gelebilir, ama bugün sahiden mevcut olan bir şey bu. Bunu biliyorum çünkü o kontrol odalarından birinde çalıştım."
Kitaplardan ekranlara kaydıkça kitapların beraberinde getirdiği daha derinlemesine okuma yapma kapasitemizin bir kısmını kaybetmeye başladık, bundan dolayı da daha az kitap okur olduk. Kilo aldığınızda egzersiz yapmanın gitgide daha zor gelmesi gibi bu durum.
Kitap okumak çoğumuz için yaşadığımız en derin odaklanma biçimini oluşturuyor - tek bir konuya sakin sakin saatler ayırıyor zihninizde demlenmesine izin veriyorsunuz. İnsan düşüncesinde son 400 yılda meydana gelmiş en derin gelişmelerin anlaşılıp açıklandığı mecra burası ve bu deneyim ortadan kaybolmaya başlamış durumda.