Tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak. Tam böyleydi durum. İnsanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altından çekilip gidiyordu. Madem öyle, ölmeye hazır ol!
hep aynıydı. Kimi zaman ufacık bir umut ışığı belirir gibi oluyor, kimi zaman da umutsuzluk denizi kudurmaya başlıyordu, hep aynıydı: Aynı acı, aynı keder, aynı iç sıkıntısı... Tek başına kalmak dayanılır gibi değildi. Birini çağırmak istedi, ama başkalarının yanında daha da kötü olduğunu aklına gelince vazgeçti.
Acı bir an bile soluk aldırmadan eziyete devam ediyordu; yaşamın dönememecesine geçip gittiğini bilmesine karşın yaşama duygusu içinde varlığını hep sürdürüyordu. Günlerin, haftaların, saatlerin ne hükmü olabilirdi burada?