Bir terk etmektir tutturmuşum
Artık saat on’u çeyrekte geçmiyor
durmuş duvarda yelkovan
Bu şehrin tüm yüzleri öyle mağrur öylesine boş bakıyor sanki artık
Zaman gitmek zamanıdır bana, kaldıysa üç ay daha sabretmek düşüyor payıma.
Hep bu sefer oldu dediğim yerden kırılıyor dallarım. Kolum kanadım kalkmaz oluyor sonra bir hüzün bastırıyor omuzlarımdan, öylesine ağır öylesine çekilmez…
Sf.