Aşk'a aşık olan ama sevilmeyi bir kez olsun beceremeyen koca bir aptal gibi hissedersiniz bazen. Tam o sırada birisi çıkar karşınıza, ne tesadüftür ki umudumuzu yitirince gelir tüm isteyip vazgeçtiklerimiz. O gelen kimi zaman karanlık, dar ve ıssız o sokağın sonundaki yanıp yanmamakta kararsız ama yolumuza ışık tutan bir sokak lambası misali gelir. Başlarda her şey olması gerektiğinden fazla güzeldir, inanmakta zorlanırız hani, yine de sorsalar sanki dağları delen Kerem değil de o' dur bizim için. Zaten hangi hikaye mutsuz başlar ki? Sonrasında döner her şey tersine. Sevinçten havalara uçuran, acıdan nefes keser hale getirir. Bazı insanlara sevgi ağır gelir. "Yuva olayım dersiniz, evcilik zannederler." Yaşanılanlar da bir oyundur onlara. Her hikaye'ye mutlu son yazılmaz hani
SF.