Kalpteki iman karakter, tavır ve kişilik olarak ortaya çıkar. O kişiliğin bir tezahürü de kulun Allah’tan başka kimseye kendini kanıtlama arzusunun olmamasıdır.
Müslüman Kur’an’ı ezberliyor ama tecvidiyle Kur’an okumayı bildikleri halde ayetin manasını derinliğiyle kavrayamıyorlar. Ateşten, zincirden, cezadan bahseden ayetleri cennet bahçelerinde dolaşıyormuş gibi okuyamayız. Oradaki tonlama, oradaki duygu farklı olmalı. Bu yüzden çocuklarımıza Kur’an’ı öğrenip ezberlemeleri için yardımcı olduğumuz gibi Kur’an’ı dilini anlamaları için de yardımcı olmalıyız. Çünkü Kur’an’ı ezberleme amacımız, ayetlerin manasını içselleştirmek. Ve namazda o manalarla Allah’a (cc) kullukta bulunmak olmalıdır.
Bir Müslüman eğer İslam’ı tam olarak benimsemezse, İslam’ı içselleştirmek zayıf kalır. Bunun üzerine bir de bu zayıflığı ailesine ve arkadaş çevresine yayarsa, o artık sadece fasid değil, aynı zamanda müfsit olur. Bunlar ne yaptıklarının, kimlere ne büyük zarar verdiklerinin farkında bile olmazlar.