Walby'e göre kadın üzerindeki erkek şiddeti, devlet müdahalesinin yetersiz olduğu durumlarda yapılanır. Bu şiddete göz yumulması bir yerde devletin bunu meşrulaştırması anlamına da gelmektedir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Walby, ataerkil sistemi oluşturan yapılardan biri olarak ele aldığı erkek şiddetinin, çoğunlukla bireysel sorunlarla ya da bazı erkeklerin psikolojik sorunlarıyla ilgili olduğuna yönelik genel bir algı bulunduğunu ifade eder. Gerçekte ise kadına yönelik şiddetin bireysel sorunlara indirgenemeyecek bir yapısı vardır. Şiddet, erkeklerin kadınlar üzerindeki gücünün bir biçimidir.
Yoksullukla mücadele eden herhangi bir formel işte çalışmayan bekar kadınların sosyal yardım talepleri görünür değildir. Bu kadınlar, aile olmanın sosyal güvencesinden yararlanamadıkları gibi kendi ailelerinden de destek alamamakta ve yaşamlarını olabilecek en güvencesiz şekilde sürdürmektedirler.
Konda Araştırma Şirketi'nin "Toplumdaki Ayıp, Günah ve Suç Algı ve Tanımları" adlı 28 ilde 2.610 kişiyle yürüttüğü araştırmaya göre evlilik dışı ilişki yani diğer anlamıyla bekar olarak ilişkide olmak, toplumun en tepkili olduğu konu olarak; % 85 oranında günah, %90 oranında ayıp sayılıyor. Bu tür birliktelikler için toplumun % 40'ı hapis cezasını gerekli görürken; % 28'lik bir kesim de suç olmaması gerektiğini düşünüyor.
AKP Hükümeti sadece son döneminde değil iktidarda olduğu 14 yıllık dönemde farklı şekillerde muhafazakar siyasi söylemi ile aileyi idealize ederek, ulusal hakiki kültürel değerler üzerine şekillenmiş geniş aileyi tarif etmektedir. Bu söylem içinde güçlü bağlara sahip aile Türkiye'nin karşılaştığı her türlü sosyo-ekonomik ve politik sorunlara en önemli çözüm olarak sunulur.