Selin Doğru

Daha çok böcekler duygulandırıyordu onu, özellikle de kelebekler,şaşkın şaşkın bakıyordu resimlerine ve şöyle diyordu:"Ne kadar güzeller değil mi,Nikolay İvanoviç? Her yerde ne çok var bu nefis güzelliklerden; gelgelelim, hepsi gizli bize,hepsi yanımızdan biz görmeden gelip geçiyor. İnsanlar bir telaş içindeler, hiçbir şeyden haberleri yok, hiçbir şeyin tadını çıkaramıyorlar; buna zamanları da yok, istekleri de... Yeryüzünün ne denli zengin olduğunu, üzerinde ilginç ne çok canlının yaşadığını bilselerdi ne çok mutlu olurlardı. Oysa her şey insanlar için, her insan her şey için, öyle değil mi?"
Reklam
Karanlık bir yaşamın insanları olarak bizler her şeyi hissederiz, ama duygularımızı dile getirmekte zorlanırız, duygularımızı anladığımız, ama dile getiremediğimiz için kendimizden utanırız. Ve çoğu zaman utancımızdan, düşüncelerimize kızarız. Her yandan vurur bize yaşam, iğneler bizi, biraz dinlenmek isteriz, ama düşüncelerimiz engel olur buna.
En çok şaka yapanlar, yüreği en çok sızlayanlardır.
Hepimizin durumu zor, acı soluyoruz, keder giyiniyoruz. Övünebileceğimiz hiçbir şeyimiz yok. Hepimizin gözlerini kapamadılar, bazılarımız kendileri kapıyor gözlerini,evet. Aptalsan,dayan...
İnsanlar değişmek zorunda. Pislenirlerse banyoya götürürsün onları, güzelce yıkarsın, temiz giysiler giydirirsin, iyileşirler. Öyle işte... Peki ama ruhları nasıl temizleyeceksin? İşte önemli olan bu.
Reklam