Çevirmen:
Celal Öner
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Haklı olmak insanı avutur mu?
10/10
·350 syf.··
2020 84. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2020 20:06
Ah Gorki ah! Kendini daha yaşanılası bir dünya için savaşmaya adayan bir yazar ve fabrika kokusuyla yoğrulmuş  bir kitap düşünün. Bir de önyargılarınızı kapının dışında bırakın. Şimdi oldu işte, başlayalım! Sosyalist realizmin öncülerinden Gorki'nin gerçek adı Gorki değil. Çok daha uzun bir ismi vardı sanırım, iyisi mi boşverin. Benim asıl ilgimi çeken Gorki kelimesinin "acı" demek olması. Bunda geçirdiği zorlu çocukluk ve Rusya'nın ağır şartları etkili olmuş olabilir. Kitaba gelecek olursak, sürgün döneminde yazılmış ve hızlı bir şekilde yayılmış. İşçi sınıfının zorlu yaşantısını anlattığı bu yapıt,  gerçekleri yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Kitabın ilk sayfalarında beliren zorlu bir  hayat tablosu, yaşanacakların nasıl bir acımasızlık içereceğini haber veriyor.  Fabrika'nın tüm ihtişamıyla yerini aldığı mahallede fakirlik de her yerde. İnsanların tek kazancı yokluk ve  dünyaya gelenlerin tek malı anlamsız bir hayat... İşte bu kadınlı erkekli anlamsız bir yolculuğun içinde karşımıza bir aile çıkıyor. Herkese "leş" diyerek hitap eden bir adamın hık demiş burnundan düşmüş değil de tam tersi bir oğlu var. Devrimci ruhlu bu genç adam, babasının ölümüyle yaşantısını ve yönetimi sorgulamaya başlar ve çıktığı bu yolculukta Anasını da yanına alır. Bu, garip bir durumdur. Çünkü sosyalistlere Çar' ı devirecek gözüyle bakılır ve hareketlenen gençlere " Kellen uçacak senin! " denir. Ancak güçleri dizginlenemez gençlerin tek bir isteği vardır: adalet. İşkence gördükleri zamanda bile gerçeği haykırmak zorundalar: "Hepimiz korkudan geberiyoruz zaten! Bizi yönetenler de bu korkudan yararlanıp bizi daha fazla korkutuyorlar." Ama sonunda görmeyen gözler açılır, dilsizler konuşmaya başlar ve halkın bilinçlenmesi kaçınılmaz hale gelir. Yazarın düşünceleri çok açık. Sosyalizme bol
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
Puan vermedi·350 syf.··
2019 26. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2019 16:01
Efsane ! Diyebileceğim tek şey bu olabilir. İlk defa Gorki okudum. Ama büyüleyiciydi. Bir ana yüreği bu kadar mı güzel anlatılabilir ? Kitaba başladığım daha ilk sayfasından beni içine aldı. Çevirmene de teşekkür etmek istiyorum gerçekten çeviri de çok anlaşılabilir ve farklı tabirlerden uzaktı. Kitaba gelecek olursam ; Palageya kocası ile rusyada yaşayan bir kadındır. Kocası her gün gereksiz yerine şiddet gösterir. Ve pavel adında bir ogulları vardır. Kocası vefat ettikten sonra pavel fabrikaya işe girer ve birden davranışları değişir kitap okumaya ve sessizleşmeye başlar. Ana nedenini sorduğunda artık halkın ayaklanması gerektiğini söyler ve bunu açıklar. Pavel ve sosyalist arkadaşları Ana'nın evinde toplanırlar. Ve Ana da bu konuları dinler ve diğer çocukları kendi çocuğu gibi sevmeye başlar. Daha sonra pavel hapse girer ve parti işleri ile ana ilgilenir ve bu uğurda çok fedakarlık yapar... Son olarak gerçekten roman çok etkileyiciydi. Bir annenin oğlu için yaptıkları. Kocaman bir yüreği anlatıyordu. Ana Andrey'i Luidmilla'yı Pavel'i Nikolay'ı Nataşa'yı nasıl çocuğu gibi gördüyse bende onları arkadaşım olarak gördüm. Herkese şiddetle tavsiye edilir. İyi okumalar.
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
8/10
·350 syf.··
2019 2. kitabı
·
97 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2019 12:21
Baskı ve zulümle yönetilen bir ülkenin kurtuluşu sadece halk devrimiyle olur.Halk birbirine sımsıkı sarılırsa baş edemeyecekleri bir hükümet yoktur.Yaşasın halkların bağımsızlık mücadelesi,kahrolsun emperyalizm
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
10/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2020 134. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 22:03
Bir Rus klasiği daha bitti. İstedim ki bitmesin, bu yüzden uzatarak okudum bilhassa. Merakım yazar üzerine oldu evvel. “Gorki” adının daha doğrusu lakabının Rusça da “acı” anlamına geldiğini ve yaşamı boyunca acılarla yoğrulmuş bir hayat sürdüğünü okuyunca bu eseri de büyük duygularla yoğurmuş olduğuna inanarak başladım ve bitişinde başucu kitabım olarak en güzel köşeme bıraktım. Okurken aklıma genellikle Nazım’ın şiirleri geldi. Özellikle; Sana düşman, bana düşman Düşünen insana düşman sevgilim şiiri. Kadınlar, kadınlarımız ; ana olarak, yoldaş, arkadaş olarak neler yapabileceklerini , evlatları için neleri göze alabileceği ve gerçek - doğru için gözünü kırpmadan, korkusuzca haykırmayı başarmış, yılmamıştır. Analar çeker bu dünyanın kahrını. Çektiği eziyetler, gördüğü şiddet dedirtti bunu bana. Detaya inecek olursam kitap ile ilgili; Gorki’nin iyi bir gözlemci olduğuna, insanın duygu durumundaki ifadelerini iyi anlayıp, dile getirdiğini, sözcükleri çok iyi kullandığını düşünüyorum. Duygusal tanımlamaları güçlü dile getiriyor. O zamanın Rusya’sında işçilerin durumu, makineler, emeğinin karşılığını alamama , tükenmişlik, emekçiler ve devrimci bir ruh ile bezenmiş, yobazın, korkağın karşısına dimdik çıkan okuyan gençlik.. Her şey var bu kitapta her şey.. Son olarak ; İnsan nasıl olurda gerçek olmayan düşüncenin , ezen, acımasız, sömürenlerin yanında olur ? Sonuna kadar doğruyu savunan , adaletin emsali olan , emekçilerin dostluğu ile yücelmiş, daima birlikte olmayı, birlikteliği savunan kardeşçe ve hoşça bir yaşamınız olsun. Mutlaka okuyun..
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
7/10
·350 syf.··
2022 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2022 12:16
Maksim Gorki _Ana Çarlık Rusya da kapitalizme karşı devrimci gençlerin mücadelesini anlatan,işçi sınıfının ezildiğini onların sırtından burjuva denen kitlenin zenginleşmesini konu alan kitabımızı arkadaşlarımla yeniden okudum.İlk okumamı lise döneminde yapmıştım o zamanki aklımla okuduğumda bile fazlasıyla etkisinde kaldığım bir kitaptı.Sonra ne zaman bu kitap aklıma gelse aynı zamanda Ahmet Kaya'nın Şafak Türküsü de aklıma gelir.Farklı bir çagrışım belki ama yazmak istedim. Ana ezilmiş,kocası tarafından şiddete maruz kalmış ve kimliğini bulamamış bir insandır ilk başlarda.Kocasının ölümünden sonra oğlu Pavel'in de aynı yaşantı içine gireceğini düşünür üzülür.Pavel bir zaman sonra değişim geçirir okuduğu kitaplarla adeta bir keşiş hayatına bürünür.Bu Ana'yı daha da korkutur neyse ki Pavel'in mücadelesini anlamaya ve ona gönülden destek olmaya başlar. Böylelikle Ana aslında hiç tanımadığı kendisiyle karşılaşır.O korkak kadın gitmiş,bütün cesaretiyle oğlu ve bu davaya gönül vermiş herkesin yardımına koşmaya başlamıştır.Bütün bunları yapabilmesinin özünde üzerinde çalıştıkları ve halka gerçekleri duyurabilme, faydalı olabilme inancı vardır.Tutsak olmak artık hiçbiri için önemli degıldır Düşüncelerinde özgür olmak onları mutlu kılar.Okumanızı tavsiye edeceğim kitaplardan.Sevgiyle kalınız. İnsanı,zenginleşmek için bir alet olarak gören toplum ,insanlığa karşıdır. Güçlü zenginler varoldukça,halkın hiç bir şeyi olmayacak,ne adalet,ne mutluluk,hiç bir şey! Öyle zaman olur ki,insanın çirkefliğine ,çılgınlığına inanamazsın,herkese acımam tutar,zengine de,yoksula da...Zengin de yolunu şaşırabilir!Birinin açlıktan döner gözü,öbürünün ise altından.Ey insanlar,ey kardeşlerim dersin kendi kendine,silkinin,uyanın,düşünün,düşünmekten korkmayın!
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
Devrim, önce insanın içinde başlar.
10/10
·350 syf.··
2026 1. kitabı
Bu kitabı okurken kendimi sadece bir romanın sayfalarında değil, yoksulluğun, korkunun ve yavaş yavaş filizlenen cesaretin tam ortasında buldum. Ana, benim için bir hikâyeden çok bir uyanıştı. Pelageya Nilovna’nın sessiz, ürkek, neredeyse görünmez bir kadından, devrimci bilincin taşıyıcısına dönüşümünü okurken, insan ruhunun baskı altında nasıl yoğrulduğunu iliklerime kadar hissettim. Gorki, bana şunu fısıldadı: En büyük devrimler bazen en sessiz kalplerde başlar. Ana’nın korkusu tanıdıktı; dayak, yoksulluk, devlet, düzen… Hepsi onun omuzlarına çökmüş bir kader gibiydi. Ama oğlunun, Pavel’in, adalet ve eşitlik için konuşmaya başlamasıyla, ben de Ana’yla birlikte dinlemeyi öğrendim. Önce anlamadan, sonra çekinerek, en sonunda inanarak… Gorki’nin dili öyle sahiciydi ki, Ana’nın her tereddüdü benim tereddüdüm oldu; her adımı atarken içimde aynı titreyişi duydum. Devrim burada bir slogan değil, bir annenin yüreğinde büyüyen vicdan olarak karşıma çıktı. Bu romanı okurken devrimin sadece barikatlarda değil, mutfaklarda, gizlice taşınan bildirilerde, gece yarısı edilen fısıltılarda yaşadığını gördüm. Ana’nın eline aldığı her kâğıt parçası, benim için bir kutsal metin gibiydi; çünkü o kâğıtlarda korkunun yenilmesi yazıyordu. Gorki bana şunu öğretti: Bilinç, insanın sırtını doğrultur; bilgi, korkunun panzehiridir. Ana’nın dönüşümü bir mucize değil, örgütlü umudun doğal sonucuydu. Kitabı bitirdiğimde içimde ağır ama onurlu bir hüzün kaldı. Çünkü Ana, sadece Rus işçi sınıfının değil, tüm ezilenlerin hikâyesiydi. Gorki, bana şefkatle ama sertçe baktı; “tarafsız kalamazsın” dedi. Bu romanı okuduktan sonra insan ya suskunluğundan utanır ya da sesini yükseltmeye başlar. Ben ikincisini seçmek istedim. Çünkü Ana bana şunu bıraktı: Devrim, önce insanın içinde başlar; cesaret ise
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
Aleksey Maksimoviç Peşkov (M.Gorki) • Ana
10/10
·350 syf.·
2018 11. kitabı
Her insanın, daha doğrusu her okurun çok sevdiği özel bir kitabı vardır. Bir başucu kitabı! Peşkov’un en sevdiğim yazar olduğunu hep söylerim ki en sevdiğim kitabı da Anadır! Bir insanın okuyacağı en güzel kitaptır. Sonuna gelindiğinde gözyaşlarımı tutamadığım (ilk ve tek) ve umutla dolduğum güzel bir kitaptır... Umut etmeyi, bilincin var oluşunu, ezilmiş ve yozlaşmış toplumun içinde insan olmak için direnmeyi ve kazanmayı çok mükemmel anlatan bir kitap... Bol şans!
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2021 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2021 13:39
Sosyalizmi anlamak için gayet iyi bir başlangıç kitabı.Sade diliyle,akıcılığıyla seve seve okuduğum bir eser.Yazar içinde bulunduğu dönemi, Rusya’nın ve dünyanın haline atıfta bulunulmasını,adaletsizliği,sömürü ve burjuva sistemini açık ve etkileyici bir biçimde okurlara sunuyor. Kesinlikle okunulması ve okutulması gereken bir kitap.
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
10/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2013 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2013 15:49
Tam bir klasik. Muhteşem bir kitap. Tam bir devrimci olan Gorki'nin ilk okuduğum kitabı. Bir annenin oğlunun karıştığı işlere olan tepkisi ve sonradan takındığı tavır. Bir annenin oğlu için neleri göze alabileceği, kimlere baş kaldırabileceği çok ustaca işlenmiş. Okunması gerek olan kitaplardan.
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 18:38
Ana... Kitapta bir anneden çok ,bir kadının değişimi , dönüşümü , mücadelesi anlatılıyor. Çarlık dönemi Rusya'sında lüks içinde yaşayan yöneticilerin altında ezilen işçi ve köylülerin zor yaşamını ve mücadelesini ,bir işçinin karısı ve yine bir işçinin annesinin gözünden öğrenmeye ve anlamaya çalışıyoruz. İnsan olmanın ve insanca yaşamanın ,yemek içmek çalışmak ve uyumaktan ibaret olmadığıni , böyle olmaması gerektiğini oğlunun sayesinde öğrenen bir kadının dönüşümünü en yalin ,en gerçekçi ve en etkileyici şekilde anlatan bu kitap , günümüz şartlarının çok da değişmediğini bizim yüzümüze çarpıyor. Belki de bu yüzden hala en çok okunan eserler arasındadır. Keyifli okumalar.
AnaMaksim Gorki · Oda Yayınları · 201934,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.